.

.

E-posta Yazdır PDF

MÜRİD İÇİN TESLİMİYYET

Allahu tealaya sonsuz hamdler, Muhammed Mustafa s.a.v, âl ve ashabına da sürekli salat ve selamlar olsun.

Muhterem kardeşlerimiz, uzun zamandır bu sayfalara yazı ekleyemiyorduk, işlerimizin çokluğu her tarafa ulaşmamıza mani. Ancak zaruri olan bir konudan dolayı bir şeyler yazmak istedik.

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) Çeçenictan ziyareti hakkında....

Önce mürid olarak kendimize çeki düzen vermeliyiz, gerçek mürid şeyhinin işleri hakkında ileri geri konuşmaz ve fikir yürütmez, tam teslim olarak rabıta üzere kendisine verilen vazifeleri yapar. ALlahu teala hepimizi tam teslim olanlardan eylesin. Biz cemaat içinde hoca olarak bilindiğimiz için, bize müracaat ediliyor, bu yüzden bir kaç söz söylemek uygundur, Allahu teala hatadan bizleri korusun.

Önce şunu bilelim ki Efendi Hazretlerimiz (k.s.) hem büyük bir alimdir ve hem de büyük bir velidir ve evliyanın reisidir ,vaktin kutbu olup asrın müceddidi kendisidir, Allahu teala bu vasıfları onda cem etmiştir. Onun işlerini konuşmak ve hakkında yorum yapmak bize düşmez.

Bir kere Efendi Hazretlerimiz (k.s.) sağlığında cumhur başkanları dahil bir çok siyasiye islamı tebliğ etmiştir, kiminin makamına gitmiştir kimisi de kendi yanına gelmiştir. Bu durum zaten islamın emridir ve Efendimiz s.a.v in yoludur. En azılı düşmanı olan Ebu Cehil lanetlisine tebliğ için 100 kere gittiği rivayet edilir. Kur'an da bir çok peygamberin zamanlarındaki firavun ve nemrutlara tebliğ için gittiği malumdur.

O halde bu olası Çeçenistan ziyareti, elbette islamı anlatmak ve müslümanlara destek olmak için fırsat kollamaktan başka bir şey değildir ve özellikle savaş sırasında maddi ve manevi destek verilen Çeçen direnişi kuvvetlendirmek demektir. Bunu başka bir şekilde yorumlamak elbette nakıstır veya kasıtlıdır.

İşin ilmi boyutu böyle iken, siyasi boyutu hakkında zaman müsait olmamıştır veya müslümanlar bunu yanlış anlayabilir gibi bazı bahaneleri konuşmak; eğer halis niyet varsa buna bir şey diyemeyiz. Ama basına akseden şekilde seviyesi düşürülerek açıklama yapmak ta insaf işi değildir.

Aslında bu meselelerin yanlış anlaşılması, arzulanan meşvere meclisinin (hocalara heyetinin) tam olarak kurulup işlerlik kazanmamasından kaynaklanmaktadır. Seneler öncesinden hatırladığımız gibi bir çok meselede Efendi Hazretlerimiz (k.s.) meseleleri halletmek ve görüşmek için sürekli olarak hoca heyetleri oluşturulmasını emir ve tavsiye buyururlardı, ama maalesef evvelki dönemdeki istihareci ve taifesi buna bir türlü imkan tanımamışlardı, şimdi de aynı hal aşağı yukarı devam etmektedir. Bir kaç kişinin sözünün ön planda tutulduğu müddetçe işlerimizde böyle aksaklıkların olması normaldir...

Allahu teala tez zamanda Efendi Hazretlerimizin derdini dert eden sağlam bir hoca heyeti nasip eylesin de cemaatimizi birlik üzere sahili selamete çıkartsın, dostundan ayırmasın... Selam ve hürmetle.....

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.