.

.

E-posta Yazdır PDF

LEZZETLER....

kelebek22.jpgDünyevî lezzetler de üç çeşittir: En büyüğü ve mükemmeli âhiret lezzetine ulaştıran lezzettir. İnsan bu lezzetten dolayı en büyük ödüllerle mükâfatlandırılır. O yüzden mü'mine Allah rızasını niyetlenerek yaptığı yeme, içme, giyme, cinsel ilişkiye girme, Allah'ın ve kendisinin düşmanlarını mağlup etmek suretiyle kinin yatıştırmasında sevap verilir. Bunlara dahi sevap varken Allah'a olan iman ve sevgi lezzetinin, onu bilme, buluşma iştiyakı içinde olma ve O'nu cennette görme ümidinin lezzeti ve zevkine nasıl sevap verilir, sen düşün.    İkinci tür lezzet: Bu da âhiret lezzetini engelleyen, kendinden daha büyük acılar bırakan lezzettir. Buna örnek Allah'tan başka ilah edinip Allah'ı severcesine onları sevenlerin ve birbirlerinden menfaaletleri sevgisidir. Nitekim bunlar ahirette Rabbleriyle buluştuklarında şöyle diyecekler: "Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık." (Allah da) buyurur ki: "Durağınız ateştir. Allah'ın, dile (yip affet) mesi hariç, orada ebedi kalacaksınız. "Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir. İşte kazandıkları (günahlan) ndan ötürü zalimleri birbirin peşine nasıl takarız." (En'âm, 128, 129). Bu lezzet fuhuş, zulüm, yeryüzünde taşkınlık ve zorba, haksız yere büyüklük yapanların lezzetidir. Bu lezzetler hakikatte Allah'tan birer tuzaktır. Böylece onlara en büyük acılan yaşatır, en mükemmel lezzetlerden mahrum bırakır. Bu içinde öldürücü zehir bulunan nefis bir yemeği birine sunmaya benzer. Yüce Allah: "Onları hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake yaklaştıracağız. Onlara mühlet veriyorum; şüphesiz benim tuzağım sağlamdır." (A'râf, 182, 183) buyurur. Seleften bir zat: "Kendilerine, yapılan uyarılan unutunca, üzerlerine her şeyin kapılarını açıverdik" âyetini "Her yeni günah türettiklerinde yeni bir nimet bahşettik" şeklinde tefsir etmiştir. Âyetin gerisi şöyledir: "Kendilerine verilenle sevince daldıkları sırada da ansızın onları yakaladık, birdenbire bütün umutlarını yitirdiler. Böylece zulmeden milletin ardı kesildi. Âlemlerin Rabb'i Allah'a hamdolsun" (En'âm, 44, 45) Yüce Allah bu lezzet bağımlıları hakkında şöyle buyurmuştur: "Onlar sanıyorlar mı ki kendilerine verdiğimiz mal ve oğullar ile, onların iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, onlar (bunun bir imtihan olduğunun) farkında değiller." (Mü'minûn, 55, 56). Yine onların hakkında şöyle buyurmuştur: "Onların ne malları ne de evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azab etmeyi ve kâfir olarak canlarının çakmasını istiyor." (Tevbe, 55) Bu lezzet sonunda en büyük acı ve ızdıraba dönüşür. Şairin söylediği gibi: Dünyada sahipleri için bir azap olan arzular şehvetler öte dünyada onlar için yine azap oldu.   Üçüncü çeşit lezzet ise: ahirette kişiye lezzet ve acı bırakmaz. Ahiret yurdunun lezzetlerini elde etmeye engel olmasa da onun tam olmasını engeller. Bu âhiret lezzetine ulaşma yolunda yardımına başvurulmayan lezzettir. Bu geçici bir zevktir ve mutlaka daha faydalı ve hayırlıdan meşgul eder. Rasûlullah'm şu hadisinde buyurduğu bu tür lezzettendir: "Kişinin oynaş edindiği her oyun batıldır, boştur. Ancak ok atması, atını eğitmesi ve hanımıyla oynaşması müstesna; bunlar haktır." Öyleyse kazanılması gereken hakiki lezzete yardımcı olan lezzetler hak, yardımcı olmayan lezzetler batıldır.

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.