Şehid Bayram Hocamız
Allahu tealaya hamd olsun, Habibi Muhammed Mustafa'ya salat selam ve tazim olsun.
Muhterem kardeşlerimiz! Bir çok kardeşimiz Bayram hocamızla alakalı hatıralarımızdan bir şeyler yazmamızı bizden istiyordu, bu gece (25 Ramazan gecesi saat 00.28 de) bir şeyler yazayım dedim ve aklıma gelen hatıralarımızdan bir nebze olsun bahsetmek istedim.
Şehid Bayram hocamızı ilk zamanlarında İsmailağa'da gördüğümüzde kendisi vazifeli olduğu camiden gelirdir sabahları yapılan hatmi hocaya katılır ve sırası gelen günlerde ateşli ateşli mektubat okurdu...
İlerleyen zamanlarda halinde tasavvufi bir değişiklik görülmeye ve artık tasavvufla alakalı mektupları okur olduğunu görmeye başladık. Bu hal epey devam etti, öyle ki artık mektubat okuma işi nerdeyse ona kalmıştı.
Rahmetli hocamız kürsüye çıkınca bir başka olurdu, bazen coşar bazen hüngür hüngür ağlardı ve cemaati de ağlatırdı.
Bir keresinde yine hislerine kapılmış ve bir müddet kürsüde iken ağlamaya başlamıştı. Efendi hazretlerimiz k.s. "Orası ağlama yeri değildir" diye ikaz edince hemen topralanıp sohbete devam etti ve daha sonraki günlerde bu hali ondan alındı, artık nadiren hislerine yeniliyordu, mektubatın zor ve hiç okunmayan bölümlerini okuyordu.
Efendi Hazretlerimiz k.s. seferde hac veya umre ziyaretinde olduğu zaman pazar sohbetini hoca efendiler sırayla yaparlardı (şimdi birileri konmuş kimseye koklatmıyor, düzelir inşaallah). Bir pazar sohbetinde saatlerce süren sohbette Rahmetli Bayram hocamız coşmuştu, öyleki cemaati bazen güldürüyor bazen ağlatıyordu, kendisi de aşka gelmiş sünnetin ihyasından ve Efendi hazretlerini taklitten bahsederken gömleğinin yakalarını ve manşetlerini söküp attı ve uymak-ittiba için bu ilavelerden de geçmek lazım geldiğini bizzat fiili ile gösterdi.
Bayram hocamızla özel sohbetlerimiz hasbıhallerimiz olurdu. Bir keresinde kendisine dedim ki: Hocam şu arapça ibareleri bir türlü düzgün hatasız okuyamıyorum, ne yapayım nasıl hallediym... dedim.
Rahmetli dedi ki: Ali hoca düzenli derslere devam edersen hallolur.... Nitekim bir müddet sonra iş kendi kendine halloldu ve harekesiz ibareler bizlere çok kolay oldu, elhamdulillah.
Bir gün medresemin bir ihtiyacı olmuştu, zenginlerden (Allah onları ıslah eylesin ve en isabetli yerlere vermelerini nasip eylesin) istediğimiz meblağı bulamamıştım. Yolda bayram hocamızı gördü ve kendisine ilim medresesinin ve talebelerin hallerinden ihtiyacından bahsettim, çaresizliğimi anlatmaya çalıştım... Bir de ne göreyim rahmetlinin gözleri dolmuş, cebindeki bütün parasını çıkartıp bana verdi ... Al bundan başka param yok... dedi. Ben şaşırmıştım, gayem dertleşmek ve içimi dökmek idi, ama o bunu kendi üzerine aldı ve hemen gereğini yaptı.... Allah rahmet eylesin.....
Bayram hocamız gerçekten çok hisli hassas aşık biriydi... Bir gün Sütlüce'deki adakçı abimizin yerine gitmiştim. Kapıda duran abi : Bayram hocam içerde.. dedi. Ben de hemen gireyim de selam vereyim dedim, bir de ne göreyim Bayram hocamız koyunları karşısına almış kendisi de Rahman suresini okuyordu, koyunlar sessizce dinliyorlardı. yanına yanaştım ve sessizce bekledim. Okuyuşunu bitirince selamlaştık musafaha ettik ve dedi ki: Ali hoca insanlara derdimi anlatamıyorum, hiç olmazsa bu hayvanlar beni dinliyor.... dedi...
Bir gün ismailağanın şadırvanında kendisiyle karşılaştık, selam ve bir iki sözden sonra... Hocam ben niçin kitap tercüme ediyorum, biliyormusun, dedim. Neden? dedi.
Dedim ki; Hocam medresedeki erkek talebelerim hanımların tercüme ettiği eserleri almış okuyorlar. Biz erkek olduğumuz halde bu iş nasıl olur. Erkek hocaların şerefini korumak için bu işe giriştim... dedim.
Bayram hocamız bir güldü ki , evet doğru söylüyorsun, hanımlar öyle kitaplar okuyor ki nerdeyse yakında sokağa çıkamayacağız dedi.... hep beraber yine gülüştük...
Bayram hocamız bazı sohbetlerinde ince siyasi konulara da işaretler verirdi, cemaatimizin gidişatı ve selameti hakkında ipuçları verirdi, şimdi bunları daha iyi yorumlayabiliyoruz.... Bu hususlar bir müddet daha kapalı kalacaktır. Bir sözünü söyleyeyim : Efendi Hazretleri sağ olsun da konuşamasın, sağ olduğunu bilelim, bu bize yeter.....
Hocalar arasında elbette bazı kıskançlıklar olur, bu husus Bayram hocamız hakkında da oluyordu. Bir gün Bayram hocamızın bozuk kişilerin eserlerini okuttuğu şeklinde bir söz kulağıma geldi, hemen kendisini haberdar ettim.. Yanımda Efendi Hazretlerimizi k.s. telefonla arayıp böyle bir söz konuşulduğunu haber verdi.. Efendi Hazretlerimiz k.s. asla bunun doğru olmadığını ve kendisinden razı olduğunu Bayram hocamıza söyledi....
Şu an bu kadarla yetinelim... Bereket olur inşaallah.. Selam ve dua ile geceniz mübarek olsun...
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
