
'Allah, îman edip sâlih amelde
bulunanlarınıza yemin ile va'detti ki, onlardan evvel gelenleri nasıl (kâfirlerin) yerine geçirip, hâkim
kıldı İse, onları da, yeryüzünde muhakkak müşriklerin yerine getirip hükümran
edecek. Onlara,
kendileri için beğendiği
din-i İslâm'ı,
Bil ki bu ayetin takdîrî mânâsı şudur: "Ey Allah'ın Resulü, tebliğde bulun. Ey mü'minler siz de O'na itaat edin. Çünkü Allah Teâlâ, sizden îman edip, sâlih amelde bulunanlara, yani bu ikisini birlikte yapanlara, onları yeryüzünde halife (hâkim) kılacağını, Dâvûd (a.s.). Süleyman (a.s) ve benzerlerinin zamanında, yeryüzüne onları, kendilerinden önceki (kâfir milletlere) halef yaptığı gibi, siz mü'minleri de, yeryüzünün halifeleri, hâkimleri ve hükümranları kılacağını, dininizi hakkıyla yaşama imkânı vereceğini va'detmektedir."
Allah Teâlâ'nın buna imkân vermesi, "mü'minleri yardımıyla destekleyerek üstün kılması; düşmanlarına karşı ilahî yardım ile mü'minleri desteklemek, böylece mü'minlerinde düşmanlarını kılıçtan geçirip, şerlerinden emin olmaları suretiyle, düşmanlarından korkularını, emniyet hâline çevirmesi" demektir. Böylece o mü'minler, Hakk Teâlâ'ya emniyet içinde ibâdet ederler, O'na hiçbirşeyi ortak koşmazlar ve herhangibir şeyden ötürü endişeye düşmezler. Binâenaleyh bu va'd-i ilâhiden sonra inkâr edip, dinden dönen/er, fasıklann tâ kendileridir."
İşte bu ilahi vaadin tahakkuku için gayretli olmak gerekir. Dünyanın bir ibadet haneye dönüşmesi için islami ilimlere sarılalım, ibadetlerimizi gayet huzur üzere işleyelim, dünyadan helal ve bereketli olanına talip olalım ve kazancımızın bir kısmını Kur'anın hakim olması için harcayalım. Düşmanların kuvvetli olmasından, çeşitli hile ve tuzak kurmalarından korkmayalım, sadece Allah'tan korkalım ve O'na güvenelim. İslam aleminin birlik ve beraberliği için gayret edelim, basit bir hatadan dolayı müslümanı satmayalım, terk etmeyelim.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
