Mülteka İsimli Fıkıh Kitabında Hilal meselesi:
Bir mevzıda hilal sabit olsa, bütün insanlar üzerine (hilalin subutu) lazım gelir.
Denildi ki, matla’ların (hilalin doğduğu yerler) değişmesiyle, (ayların ilk ve son gününün sabit olması da) değişir. (Bu zamanda dini işlerde bile hıyanetlik yaygın olduğundan, herkes kendi vatanında hilalin görülmesine itibar etmektedir.)
Netice:
Netice olarak her müslüman kendi gayreti ile hilalin subutunu araştırmaya çalışmalıdır. En azından hilalin nerden doğduğu ve nasıl hareket ettiğini, ne taraftan eksilerek kaybolduğunu bilmesi lazımdır. Gündüzün ortasında gök yüzünde silik halde hilali görenlerde -hilali gördük- deme hatasına düşmesinler. Hilalde itibar edilen güneşin batımından sonraki görülmesi halidir ki, bu da batı tarafında olup güneşin batımıyla hemen zuhur eder. O sıra güneşin ışıkları hilali örter, havanın berrak olması ve yüksek bir yerde bulunulması gerekir.
Büyüklerimizin, çeşitli ihtilaflar ve art niyetler yüzünden ne diyanete ne de Arabistan kaynaklı haberlere itibar etmeyip, kendi çabalarıyla araştırdıklarını ve sonuç alınamazsa -her bölgenin matla'ı farklı olur fetvasına göre kanaat ederek ihtiyatlı olanı tercih ettiklerini biliyoruz.
Bu seneki takvimler şaban ayını ve Ramazan ayını 29 gün olarak tesbit etmiş. Artık kameri ayların 28 gün olmadığı da malum olunca, her halde bu sene bütün islam alemi -gözleyenler ve hesaba güvenenler- topluca aynı günde oruca başlar ve bayram ederiz inşâallah!
Allahu teala, islam birliği nasib etylesin, ibadetlerimizi kendi rızasına ugun olarak ifa etmeyi nasib eylesin. Âmîn!
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
