.

.

E-posta Yazdır PDF

Ramazan Hilali!

hilal.jpg Mülteka İsimli Fıkıh Kitabında Hilal meselesi:

 (Şek gününde) Gök yüzünde bir illet (bulut, sis) bulunursa, Ra- mazan hilalinin sabit olmasında adil olan bir kişinin haberi kabul edilir, isterse bu kişi köle, kadın, iftiradan ceza sopası yiyip tövbe etmiş biri olsun. Bu husustaki şahitlikte şahadet sözü şart değildir.
Ramazan bayramı günü ve Zilhicce ayının hilalinin sabit olmasında, iki hür erkeğin veya bir hür erkek ve iki kadının şahitliği, adalet şartı ve şahadet lafzı (söylemesi) şart koşuldu. Dava açılması şart değildir.
Eğer gök yüzünde bir illet yok ise, bütün hilallerin sabit olma sında, verdikleri haber ile kesin ilim vaki olan büyük bir cemaatın bulunması elbette lazımdır. (İmamı A’zam’dan) Bir rivayette iki kişinin şahitliği yeterlidir. İmamı Tahavi der ki, eğer beldenin dışından gelmişse veya yüksek bir mekanda bulunuyorsa bir kişinin şahit-iği de yeter.
Şayet Ramazan ayını otuz gün oruç tutsalar ve hilali göreme seler, eğer başlangıçta iki kişinin şahitliğiyle oruç tutmaya başlamış iseler, iftar (bayram) etmeleri helaldir. Eğer bir kişinin şahitliğiyle Ramazana başlamışlarsa (bu taktirde) iftar etmeleri helal olmaz. (Hava açık ise en az iki kişinin şahitliği lazımdır, hava kapalı ise otuz gün tamam olduğundan bayram yapılır.)
Her kim ki Ramazan hilalini veya bayram hilalini görse ve sözü (kâdı tarafından) red edilse, (kendisi Ramazan orucunu) tutar, eğer iftar ederse, sadece kaza eder (keffaret gerekmez.)
Bütün insanlar üzerine Şabanın ve Ramazanın yirmi dokuzunda, hilali araştırmaları (kifaye olarak) vacibtir.

Bir mevzıda hilal sabit olsa, bütün insanlar üzerine (hilalin subutu) lazım gelir.

Denildi ki, matla’ların (hilalin doğduğu yerler) değişmesiyle, (ayların ilk ve son gününün sabit olması da) değişir. (Bu zamanda dini işlerde bile hıyanetlik yaygın olduğundan, herkes kendi vatanında hilalin görülmesine itibar etmektedir.)

 Netice: 

Netice olarak her müslüman kendi gayreti ile hilalin subutunu araştırmaya çalışmalıdır. En azından hilalin nerden doğduğu ve nasıl hareket ettiğini, ne taraftan eksilerek kaybolduğunu bilmesi lazımdır. Gündüzün ortasında gök yüzünde silik halde hilali görenlerde -hilali gördük- deme hatasına düşmesinler. Hilalde itibar edilen güneşin batımından sonraki görülmesi halidir ki, bu da batı tarafında olup güneşin batımıyla hemen zuhur eder. O sıra güneşin ışıkları hilali örter, havanın berrak olması ve yüksek bir yerde bulunulması gerekir.

 Büyüklerimizin, çeşitli ihtilaflar ve art niyetler yüzünden ne diyanete ne de Arabistan kaynaklı haberlere itibar etmeyip, kendi çabalarıyla araştırdıklarını ve sonuç alınamazsa -her bölgenin matla'ı farklı olur fetvasına göre kanaat ederek ihtiyatlı olanı tercih ettiklerini biliyoruz. 

Bu seneki takvimler şaban ayını ve Ramazan ayını 29 gün olarak tesbit etmiş. Artık kameri ayların 28  gün olmadığı da malum olunca, her halde bu sene bütün islam alemi -gözleyenler ve hesaba güvenenler- topluca aynı günde oruca başlar ve bayram ederiz inşâallah! 

Allahu teala, islam birliği nasib etylesin, ibadetlerimizi kendi rızasına ugun olarak ifa etmeyi nasib eylesin. Âmîn!

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.