YARIM AKILLININ BİRİ BAKIN NELER YUMURTLAMIŞ.....
Ayasofya'nın ibadete açılması, tekrar cami sıfatının kazandırılması için çalışmalar var. Kime karşı olduğunu çözemedim ama ses tonu yüksek, hafif provakatif, hani neredeyse başkaldırı kıvamında söylem ve hareketler. İstanbul'un fethi kutlamaları ile gündeme geldi en son. (Şu fetih lafını da hiç sevememişimdir, hep kanlı bir işgal gelir gözümün önüne. Genellikle ‘insan' kimliğiyle baktığım için dünyaya, savaşla gelen ganimet kutlaması hoşuma gitmez. İnsansız bir coğrafyaya yerleşmek fetih olarak adlandırılmaz, hayat olan, insan olan yerleşim bölgesini ele geçirmek savaşarak olur, hep yıkım, kıyım, halaç edilmiş hayatlar, ölümler, sürgünler… Bu tip ‘edinmeler'in ‘bizim'e uzanması başkalarının canının yanmasıyla, ölümleriyle gerçekleşmişse neyi kutlarız anlamam.)
Yapımına 532'de başlanan ve 7 yılda bitirilen kilise Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethi ile cami olarak kullanılmaya başlanmış, 1935'de müzeye çevrilmiş. Dünyanın en önemli anıtları arasında yer alan Ayasofya'nın yapılış amacındaki gibi yine ibadete açılması tabii ki çok güzel olur ama bu yapıyı dinler arası barış ve kardeşlik sembolü olarak ortak kullanıma açsak, müze bölümünü koruyarak her dinden vatandaşımızın ibadetine uygun parçalı bir hale getirsek çok anlamlı, Türkiye'ye çok yakışan bir girişimde bulunmuş oluruz. Bence tam yeri ve tam zamanı. Sadece Müslümanlar ve Hristiyanlar değil Yahudiler de bu mekanda ibadet edebilmeli. İbadet yerinde ulaştığınız, seslendiğiniz, dinlediğiniz aynı “Yaratan” olduktan sonra ve dinler barış, kardeşlik ve paylaşma esasına dayandığına göre böyle bir mekan, mezhep savaşları adına sürekli kan dökülen şu çağda güzel bir adım olur. Bu paylaşım ‘Kutsal Topraklar' için kan döken halklara da yeni bir ufuk açar.
Ucu bucağı belli hepi topu bir yuvarlak taş parçası dünyada, birlikte huzur içinde yaşamak için kimseyi itip kakmadan, savaşmadan, aynı kaldırımlarda yürüdüklerimizi, aynı toprakları paylaştıklarımızı, ayılıp bayılıp yanak yanağa sarılıp sarmalamasak da tevazuyla, nezaketle ve en önemlisi saygıyla selamlamayı, ortak değerlerde buluşmayı ve paylaşmayı öğrenmek zorundayız. Ayasofya'yı (gönül ister ki İstanbul'u) dinler kardeşliği merkezi yapalım, bu fırsatı değerlendirelim derim ben.”
NOT:
Ayasofya islamın malıdır, bu uğurda nice canlar verilmiştir, fetihle alınmış ve vakfedilmiştir. kan ile can ile alınan ancak aynı şeklide elden çıkar Allah muhafaza eylesin.... İslam ülkesi isek, müslüman halkımız burda yaşıyorsa o zaman tek bir alternatif var Ayasofya ve benzeri yerlerin derhal ezanla birlikte beş vakit namaz ibadetine dinimizin emrine açılması lazımdır. Başka bir dinin (dinsizliğin) orda icarsına asla müsaade olunamaz.....
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













