HAC YOLCULUĞU NOTLARI….
Bu sene hac yolculuğu nasib oldu, elhamdulillah!
Senelerce evvel Efendi Hazretlerimizden k.s. şöyle bir şey dinlemiştik; kendileri hac yolculuğundan dönmüşlerdi: Allahu Teala haccı ve umreyi tamamlamamızı emrediyor. Bu hususla ilgili ayeti kerimeyi okumuşlardı: “Allah için hac ve umreyi tamamlayın.”
Bizler hac vazifelerini fıkha göre tamamlamaya çalıştık, fakat memleketimizden resmi yolla gelen binlerce hacının, iki hususu noksan yaptığını da aşikare görmüş olduk.
1. Husus: Müzdelife vakfesi ve
şeytanı ilk gün taşlamak.
2. Husus: Vacib olan sırayı
gözetmemek. (Taş-baş-tıraş)
1. Noksanlıkları: Hacılar Arafat’tan inip Müzdelife’ye varınca orda konaklarlar ve akşam ile yatsıyı cem ederek birlikte kılarlar. Sonra yetmiş tane küçük taş toplarlar ve sabah namazını beklerler. Sabah ezanıyla erkenden sabah namazı kılınır ve peşinden kıbleye dönülerek vakfe yapılır dua edilir. Vakfeden sonra ve güneş doğmadan evvel yola çıkılıp Müzdelife’den çıkılır, Mina’ya girilerek yola devam edilir. Vakit ilerledikçe şeytan taşlama mahalline varılmış olur ve güneş yükseldiği işrak vaktinden itibaren ilk gün büyük şeytan –cemre-i akabe- yedi taşla taşlanır, ordan ayrılarak Mekke’ye otele gidilerek kurbanın kesilmesi beklenir.
Bu vakfe ve taşlamalar Hanefi mezhebinde anlattığımız şekilde vacibtir. Terkinden dolayı bir koyun kesilmesi lazım gelir. İşte ilk noksanlık, bizim resmi hacıların vakfesi ve şeytanı taşlama vaktinde meydana geliyor. Gece yarısında akşam ve yatsıyı birlikte kılıp Müzdelife’den vasıtayla gerçiyorlar ve gece yarısı izdiham olmasın diye şeytanı taşlıyorlar. Halbuki orda yapılan düzenlemeyle aynı anda belki de yüzbin kişi taşlama yapabilir ve hiç te izdiham olacak durum yok. Eğer öyle olsa diğer ülkelerin milyonlarca hacısı da aynı yolu denerlerdi. Sadece bizimkilerin ehli keyif tutumları, zayıf fetvalarla işi geçiştirmeleri, başka bir şey değil. Zaten izdihamla alakalı fetvalar acizler hastalar içindir, onlarda taşlamaya gelemezlerse vekil gönderirler, yine taşlamayı vaktinde yaptırırlar.
İkinci noksanlıkları: Mekke’ye varıp erkenden otellerine iniyorlar ve sabah namazı hatta bayram namazı için Kabe’ye gidiyorlar. (Halbuki hacılara bayram namazı vacib değil, zira onlar misafirdir.) Kabe’ye gitmişken farz tavafı yapıyorlar ve ihramdan çıkıyorlar. Bazısı otelde saçlarını tıraş eder veya kısaltır, bazısı bunu da yapmaz gelir farz tavafını yapar ve hacı olduğunu zanneder, halbuki kurbanı daha kesilmemiştir. Vaciblerin sıralamasında taş-baş-tıraş diye meşhur tekerlemeyi de okurlar, ama uygulama yok. Böylece baş/kurban- kesilmeden ihramdan çıktıkları için ikinci bir kurban cezası gerekli olur.
İşte memlekette keyfe ve rahata alışan hacılarımız, orda da bu keyflerini ve rahatlarını devam ettirmekte, bayramın ikinci ve üçüncü günü Mina’ya gecelemeye gitmemektedirler. Diğer bütün hacılar çadırda iki gün daha gecelerken bizim hacılar çarşı Pazar tavafında yorulmaktadırlar.
İşte kardeşlerimiz, hacca gitmeden evvel kiminle yola çıkacağız, nasıl vazifelerimiz tamamlayacağız, makbul ve mebrur bir hac nasıl yapacağız diye iyice düşünmek ve tedbir almak lazımdır.
Ayrıca gördüğümüz en büyük noksanlıklardan birisi de, kadın ve erkeklerin aynı safta namaz kılmaları ve söylendiği zaman aldırış etmemeleri. O kadınların değil yanındaki erkeklerin kendilerine bir çeki düzen vermesi lazımdır. Hanımına sahip olamadığından onu yanına alıp erkeklerin önünde namaza durduruyor.
Diğer bir husus, Haceri Evsedi öpmek için erkeklerin arasına girip kemikleri kırılırcasına ezilmeye aldırmadan güya büyük bir iş yapmış oluyor, kan ter içinde kalmış, feleğini şaşırmış, erkeklerin kolları üzerinde öteye beriye savruluyor. Kimisinin mahremi de yok, kadınlar birleşmişler kendi başlarına gelmişler, ne yaptıkları meçhul.
Arapların gevşek olanları gibi bizimkiler de orda sünnet namazları terk ediyorlar, tesbihleri çekmiyorlar.
Hac dönemi mahşeri andırıyor, evet büyük bir telaş var ama orda bize faideli olacak şekilde hazırlanmalı ki, ahırette sahipsiz kalmayalım, amellerimiz kıymetli olsun.
Allahu Teala cümlemizin ibadetlerini kabul eylesin, tam olarak ifa etmeyi nasib eylesin, tekrar tekrar kavuştursun….Âmîn! Yeni seneniz –hicri 1430- mübarek olsun.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













