.

.

E-posta Yazdır PDF

KUR ANIN DİLİYLE EHLİ KİTABA REDDİYE....1

diyalogcu.jpgEHLİ KİTABA (ONLARLA DİYALOĞA) REDDİYE

FATİHA SURESİ, AYET: 7

غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ (Üzerlerine gazab olunanların ve sapıtanların yoluna değil)      Muaz (Radıyallahu anhu) derki peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu "Yahudiler ne kötü kavimdir, Allah onlara pek çok şeyler ihsan ettide onlar nimete nankörlük sebebiyle bunları inkar ettiler, taki Allah onları maymun ve domuza çevirdi"

"Üzerlerine azap olunanlar" yahudilerdir. Zira "Allahın lanet edip üzerlerine gazap ettiği" ayeti kerimesi onlar hakkındadır. "delalette olanlar" hırıstiyanlardır. "muhakkak bundan evvel sapıttılar" ayeti de hıristiyanlar hakkındadır.

Bu açıklamalar Bahrul Ulum tefsirinden alıntıdır.  

Günde en az kırk defa fatiha suresini okuyan bir müslüman, namaz kıldıkça dua ettikçe sürekli olarak küfür ehlinden sakınmakta, kendini ve neslini onların ahlakından ve akıbetinden koruması için Rabbisine yalvarmaktadır.

Müslüman he an rabbisine niyaz üzere olmalı, yalvarıp yakararak ibadetlerinin imanının kabulü için son derecegayret sarfetmeli, göz yaşı dökerek mutlaka Mevla tealanın rızasını kazanmalıdır.

163. mektubunda İmamı Rabbani k.s. Hazretleri, “kişi çok kere iman dairesinden çıkar da kendinin yine müslüman ehli iman olduğunu zanneder” buyurmaktadır. Son şeyhul islam Ali haydar Efendi k.s. da bir ügün fatih camiinin önünden geçerken cami cemaatinin hline vakıf olup şöyle haykırmış “Ey alnı secdeli kafirler, kaldırın kafalarınızı”

O halde, iman duvar değil ki yıkıldığı görülsün de tedbir alınsın, korunması için ilim ve ameli salih üzere devam etmeli, ahır zaman fitnelerinden sakınmalıyız. Hadisi şerifte “Kişi evinden imanlı çıkacak, akşam evine kafir olarak dönecek. Akşamleyin evine imanlı girecek, sabahşeyin kafir olarak çıkacak” Bu bela ve fitne yağmurundan nasıl kurtulacağız? İslamda teberri vardır, yani kafirlerden sakınmak, adetlerinden sözlerinden yaşantılarından son derece kaçmak, onlara hiçbir şeyde benzememek.

Hadisi şerifte “Sizden evvelkilerin yoluna karış karış, arşın arşın tabi olacaksınız, hatta onlar kertenkele deliğine girseler, siz de oraya girmeye çalışacaksınız. Dediler ki, bunlar yahudi ve hıristiyanlar mı? Buyurduki: Onlardan başka kim olabilir.”

Yani islam alemi, okuduğu ayetin zıttına ehli kitabla dost olmuş, onlarla arkadaş olup üya onları islama çekecek ve islamı onlara tanıtacakmış ve buna da islam adına büyük hizmet derler. İslamı bilmesek bize de yutturacaklar. İslamın gelişi ve hakim oluşunun izlediği merhaleleri iyi inceleyen müçtehitler, islamın her sahadaki hükmünü beyan ederek sonra gelenlere sağlam bir yol (mezhebleri) teslim etmişlerdir. Bu dört mezhebi aşıp yeni yöntemler arayanlar, başkalarının güdümünde islami çözümler sunanlar, evvela hangi mezhebe ve hangi müçtehide bağlı olduklarını açıklasınlar da biz de bilelim ve ona göre davranalım. Yok eğer, bizim yolumuz abilerimizin reislerimizin patonlarımızın istediği şekilde olup duruma göre şekillenir, ortama göre dümen çeviririz derlerse, zaten bu gibilerle islamın ve müslümanların bir alakası olamaz, ne yaparlarsa yapsınlar islam adına bir şey yapmış olamazlar.

     Bakın, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor: "ümmetimden dört sınıf var ki onlar için islamdan nasib yok, cennette nasib yok, onlara şefaatim ulaşmaz. Allah onlara bakmaz, onlarla konuşmaz, onları temizlemez. Onlar için elim azab vardır. Mürcie, kaderiyye, cehmiyye ve rafiziyye olanlar.”

Bu sayılan mezheblerin bazılarının imi kaldı kendileri yok oldu ama fikirleri bu günki müslümanlarda mevcut. En tehlikelisinden birini açıklayalım: Mürcie mezhebi derki: “İmanlı olduktan sonra artık bize günah zarar vermez.”

Bakalım, bu gün müslümanım deyip te her haltı karıştıran, her ortama girip çıkıp hala daha temiz kaldığını iddia eden, necis olan müşrik yahudi ve hıristiyanlarla tokalaşıp şakalaşıp belkide öpüşüp hala daha temiz olduğunu iddia edenler hangi kefeye konacak?

İbadet hane diyerek cami-kilise-havrayı birleştirerek törenle açılış yapan ve buna destek verenler, hangisinin musallasından kaldırılıp hangisinin mezarlığına yuvarlanacak?

Sırat köprüsü diye yaptıkları çocuk oyuncağından karşıya geçip şiddetli azabkapısı olan şu sırat imtihanını basite alarak dini imanı oyuncağa çevirerek hala daha imanlı olduğunu iddia edenler, imanınızı kime kabul ettirdiniz? Bazı amellerin iman ve küfürle alakası son derece şiddeli olup asla su götürmez. Dini hafife almak, alay etmek ve inkar etmekle kişinin dini heba olup gider.

Aynı anda okunan ezan ile çan sesi eşliğinde merasim yapanlar, bunun misalini nerde görmüşler, hangi kitapta okumuşlar, kimin eğitiminden geçmişler? Bundan sonra tevbe edeni duydunuz mu? Hata ettiğin itiraf edeni duydunuzmu? Yok…  O halde!  Hatada günahta ısrar nereye gider? Küçük günahta ısrar büyük günaha götürür, büyük günahta ısrar ise küfre götürür hadisi şerifini hatırlatırız.

Ey müslüman kardeşim, ey genç dimağ sahibleri, ey temiz kalbliler! Size sesleniyoruz! Sesimizi duyun, aklınızı başınıza toplayın, dünyanın süsüne aldanmayın, size dünyalık vaad edenlere kanmayın, ahıretinizi heba etmeyiz, ömrünüzü dünyalık yolunda harcamayın yoksa eliniz boş ameliniz yok olur, ahırette iflas edersiniz.

Kim Tağutu inkar edip Allaha inanırsa, muhakkak ki o kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir.”

Allahın ipinden başkası şeytanın (tağutların) yoludur ve kopmaya yok olmaya mahkumdur. O halde Allahın ipi olan islamı ve onun kitabı Kur’anı çok iyi bilmemiz, onunla amel etmemiz gerekir. Eğer iyi bilmezsek, başkaları bizi aldatır ve kendi tevillerine göre bir Kur’an anlayışını bize zerk eder ve bizi zehirler. Allahu teala dostlarının anladığı gibi anlayıp islamı yaşamaya bizleri muvaffak eylesin.

 

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.