ÜLKE.TV.(Eski
HABER7) Bu akşam, Sıradışı Programına çıktı,aman Allah'ım,tamamen
Vahhabi görüşlerini (Canlı yayında)bu mubarek Ramazan ay'ında,biz ehl-i
sünnet mensuplarına,empoze etmeye çalışıyor.Türbe ziyaretini şirk
sayıyor,şefaati inkar ediyor,hayızlı kadın oruç tutar,Kur'an-ı Kerim
okur diyor,Kaza namazı diye bir şey yoktur,diyor.daha neler neler. Site
tavsiye etti www.süleymaniyevakfı.org. girdim,kendi bozuk fikirleri ile
dolu.
ÜLKETV.deki konuşmasında:" Midye yenirmi ?" sorusuna verdigi
cevapda.Şafii yenir demiş.Hanefiler, Yenmez. diyor ,fakat ben bu
hususta HANEFİLERİN FİKRİNİ TASVİP ETMİYORUM diyor.Bu zat hangi
mezhepten acaba ? KENDİNİ MÜÇTEHİT ZANNEDİYOR HERHALDE. Bu zat
Mezhepsizlik yapmıyormu ? Mezhepsizligin Dinizlige bir köprü oldugunu,
bilmiyormu ?
Bunun gibi Vahhabi görüşlü kişileri,ve fikirlerini bu ümmete iyice
anlatmak gerekiyor.BU HUSUSDA GENİŞ ÇALIŞMANIZI BEKLİYORUM.SİTESİNE
LÜTFEN GİRİN.NELER YAZDIGINI GÖRECEKSİNİZ. ALLAH CC. bu sapık
fikirlilerin,zehirli oklarından bizleri korusun.
ÜLKE.TV'ye de teessüflerimi sunarım.O'nu tek başına çıkardı,rahat-rahat bozuk
fikirlerini anlatmasına,zehrini kusmasuna vesile oldu. Karşısına (EHL-İ
SÜNNET MENSUBU Prof. Cevat AKŞİT Hocayı çıkarsa olmazmıydı,meydanı o'na
bıraktı.Kanal.7(ÜLKE TV) ne yaptıgının farkında degil herhalde.
18.EYLÜL.2008
Mezhepsizlere
Prof.Abdülaziz BAYINDIR da Mezhepsizlerden çıktı
Mustafa İslamoğlunun Hezeyanları!
"Cennet cehennem yok olacaktır" görüşü benim görüşüm değildir. Bir Kur'an talebesi olarak Kur'an’daki "huld" ves "ebed" kelimelerini tahlil ettim. Cennet ve Cehennemin ebediliğinin nasıl anlaşıldığını sahabenin olayı nasıl yorumladığını söyledim.
Hz. Ebubekir'in, Hz. Ömer'in, Hz. Abdullah b. Mes'ud başta olmak üzere birçok güzide sahabinin bu konudaki günümüz yaygın kanaatinin aksine olan görüşlerini serdettim. Cehennemin sonsuz olmadığını söylediklerini naklettim.
Buna da İbn kayyım el-Cevziyyenin yazdığı Hadi'l-Ervah İla Biladi'l-Efrah adlı eserini kaynak gösterdim. Bu eser arapça olarak piyasada var. Her yerde satılıyor. Bakmak isteyen açıp bakar. İbn Kayyım'ın ilmi yetkinliğinin derecesini siz bilmezseniz bilen birine sorabilirsiniz. “
Bir sonraki derste kendi görüşümü naklettim. O da şuydu: “CENNET VE CEHENNEMİN ZAMANI GAYBİ BİR KONUDUR. BU KONUDA KONUŞMAK ĞAYBI TAŞLAMAKTIR. BUNU ALLAH BİLİR. BİZE DÜŞEN CEHENNEMDEN SAKINMAK CENNETİ HAK ETMEKTİR” M.İslamoğlunun sözleri burada bitti. Tenkit;
Ehl-i Sünnet, Cennet ve cehennemin ebediliği hususunda görüş birliği içindedir. Sadece İbn Teymiyye ve İbnu'l-Kayyım'da bu noktada İcma'a muhalif bir tavır görüyoruz.
"İbnu´l-Vezîr" diye bilinen, el-Avâsım sahibi Muhammed b. İbrahim el-Yemânî, Sübülü´s-Selâm sahibi Muhammed b. İsmail es-San´ânî ve Zâhid el-Kevserî, kâfir ve müşrikler için Cehennem hayatının sonsuz olmadığı görüşünü İbn Teymiyye ve İbnu´l-Kayyım´a nisbet etmiştir.[1]
İbn Hazm, üzerinde icma bulunan meseleleri zikretmek maksadıyla kaleme aldığı Merâtibu´l-İcmâ´da "beka-i nar" meselesini de zikretmiş ve şöyle demiştir:
"Cehennem´in hak olduğunda, buranın ebedî bir azap yurdu olduğunda, kendisinin de içindekilerin de sonsuz ve ebedî olarak devam edip, fena bulmayacağında ittifak etmişlerdir?" [2]
M. İslamoğlu, Kur’an-da onlarca apaçık Ayet varken, Alimlerin İcmaı varken, Cennet ve Cehennemin ebediliğini nasıl olurda gaybı bir mesele olarak ele alır? İşte asıl felaket budur!
Ayrıca, Bazı büyük Sahabelerin Fena-i Nar (Cehennemin sonsuz olmadığını söyledikleri) ilgili görüşleri, O büyük Sahabelere atılmış korkunç bir iftiradır! Bu iftiranın sahibi kimlerse Allah Onları kahretsin!Vede İslamoğlu, Fena-i nar hususunda, İbn Teymiyye ve Kayyım’ın Küfür olan “batıl” görüşlerini nakledip, bunları karşı görüş gibi göstermesi, gerçekte onların suçuna ve günahına ortak olmasıdır!
Hakkı bilip gizlemek ne kötüdür!
Bu Hususta, Allah’ın (C.C) Yüce Resulü (Sav) şöyle buyurur;
“Bid’atlar veya fitneler ortaya çıkıp, Ashabıma dil uzatıldığı zaman, Âlim(ler)de ilim(ler)ini açığa çıkarsın(lar)(halkı aydınlatsınlar). Bunu yapmayana Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerine olsun. Allah bunlardan ne farzları ne de sünnetleri kabul eder.” (3)
Cennet ve cehennem hayatının ebediliği, Kur'an, Sünnet ve İcma ile sabit zarurat-ı diniyyedendir. Konuyla ilgili ayet ve hadisler burada zikredilemeyecek kadar fazladır. Ümmet seleften halefe bu itikat üzere icma ede gelmiştir. İbn Hazm, "Merâtibu'l-İcma"da cennet ve cehennemin ebedî olduğu konusunda icma edildiğini ve bu icmaa muhalefet edenlerin küfründe icma bulunduğunu söyler. (4)
İşte Kur’andan Bazı Ayetler;
“... İşte onlar Rablerine karşı inkara sapanlar, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilenler ve işte onlar -içinde ebedi kalacakları- ateşin arkadaşları olanlardır”. (Rad Suresi, 5)
2-BAKARA 162- “Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.”
3-AL-İ İMRAN 116- “O inkâr edenler (var ya), onların ne malları, ne de evlatları, onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar, ateş halkıdır; orada ebedi kalacaklardır.”
9-TEVBE 17- “Müşrikler kendi inkârlarına kendileri şahit olup dururlarken Allah'ın mescidlerini imar etmeleri mümkün değildir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır.”
9-TEVBE 63- “Bilmiyorlar mı ki, kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, ona muhakkak ki içinde ebedi kalınacak cehennem ateşi vardır. İşte rüsvaylığın büyüğü de budur.”
10-YUNUS 52- “Sonra o zulüm yapanlara "Tadın bakalım şu ebedi azabı!" denilecek. Vaktiyle kazandığınızdan başkası ile mi cezalandırılacaksınız?"
43-ZUHRUF 74- “Şüphesiz ki suçlular, cehennem azabında ebedi olarak kalacaklardır.”
Dipnot;
1- Te´nîbu´l-Hatîb, 147; Makâlât, 450
2- İbn Hazm, Merâtibu´l-İcmâ´, 268
3- Hatip, el-Câmi’. İbn el-Asakir
4- Dr. Ebubekir Sifil, Milli Gazete, 24 Temmuz 2004
Selef-i sâlihînden ayrıldığı meseleler !
bni Teymiyye’nin Selef-i sâlihînden ayrıldığını gösteren meseleleri, Tâcüddîn-üs-Sübkî şöyle bildirmektedir:
1- Talakta Yemin kefareti vermek lâzımdır diyor. Kendisinden evvel gelen İslâm âlimlerinden hiçbiri kefaret verileceğini bildirmedi.
2- Hâiz kadına verilen talâk vaki olmaz diyor.3- Amden, kasden terk edilen namazı kaza etmek lâzım değildir diyor.
4- Hâiz kadının Kâbeyi tavaf etmesi mubahtır. Kefaret vermez diyor.
5- Üç olarak verilen talâk, bir talâk olur diyor. Hâlbuki bunu bildirmeden önce, icmâul-müslimînin böyle olmadığını kendisi senelerce söylemiştir.
6- İslâmiyet’e uygun olmayan vergiler, bunu isteyene helâldir diyor.
7- Bunlar tüccardan alınınca, niyet edilmese bile, zekât yerine geçer diyor.
8- Suda fare gibi hayvan ölünce necis olmaz diyor.
9- Cünüp olanın, gece gusül etmeden nafile namaz kılması caizdir diyor.
10- Vâkıfın yaptığı şarta itibar olunmaz, diyor.
11-İcmâ-ı ümmete uymayan kimse, kâfir olmaz ve fâsık olmaz diyor.
12- Allah-u Tealâ mahall-i havâdisdir ve zerrelerden yapılmıştır diyor!
13- Kurân-ı kerîm, Allah-u teâlânın zâtında yaratılmıştır diyor.
14- Âlem, yani her mahlûk, nevi ile kadimdir diyor.
15- Allah (Azze ve Celle), iyi şeyleri yaratmağa mecburdur diyor.
16- Allah-u Tealânın cismi ve ciheti vardır ve yer değiştirir diyor.
17- Peygamberlerin masum olduklarını inkâr ediyor.
18- Resûlullahın sallallah-u tealâ aleyhi ve sellem diğer insanlardan farkı yoktur. Onu vasıta kılarak dua etmek caiz olmaz diyor.
19- Resûlullahı sallallah-u tealâaleyhi ve sellem ziyaret etmeğe niyet ederek Medîne şehrine gitmek günahtır diyor.
20- Şefaat istemek için gitmek de haramdır diyor.
21- Tevrat ve İncilin kelimeleri değil, manaları değişmiştir diyor.
Bu ve benzeri pek çok şeyi ilave ederek yeni bir yol ortaya çıkarttılar. Kimisi şia ile birleştirerek başka bir yol icad etmeye çalışıyor. Biz bunların yanlış görüşlerini açıklamakla yetiniyoruz, işin doğrusu ehli sünnet alimlerimizin beyan ettiğidir. İtikadı muhafaza etmek kolay değil.
Yukarki 21 mesele, avam müslümanların dahi kulaktan duymakla elde ettiği bilgilere göre yanlışlığı anlaşılır. Zira mahalle mescidine giden bir çocuk evela amentüyü öğrenir, şehadet kelimesi, subhaneke ve diğer dualar ve sureler ile ilmini artırır. Abdest temizlik meseleleri Kur'ana abdestsiz dokunulmayacağı, kabeyi tavafın abdestli olacağı gibi belli meseleler hemen çocuklara öğretilir. Şefaat ya Resulellah! diye, Peygamberimize s.a.v. hasret ifadesi ve ziyaret aşkından bahsedilir.
Peki, ciddi manada ilim sahibi olan İbni Teymieey'nin şu yukarki hususlara saplanması nasıl olur? derseniz ,iki ihtimal vardır. Birincisi bunlar ona ait değildir de peşinden gelenlerin ona yakıştırmasıdır. ikincisi, bunların ekserisi ona ait görüşlerdir ve aklına ve zahiri tevillere giderek bu yanlışlara düşmüş ve peşinden gelenlerin değişik yorumlarıyla iş sapmaya ve saptırmaya dönmüştür.
Bu gibi görüşleri tercüme edip bastırarak neşredenler, müslümanların hidayetini değil sapıtma sını istediklerinden meseleler çözümsüzlük içinde boğulmaktadır. Şu bahsedilen meseleler avamın hakkında tartışacağı işler değildir, alimlerin kararlaştırdığı hususlar olup avamın da alimlere tabi olup itikad ve amelini düzeltmesi gerekli hususlardır. işte alim denenlerin art niyetiyle iş mezheb çatışmasına dönüşmüş ve vehhabi denen bir güruh, osmanlının müşrik olduğunu ileri sürerek isyan etmişler, ingilizin desteğiyle 100 binden fazla islam askerini şehit edip hılafeti arkadan vurmuşlardır. Şimdi işlerine gelmeyen yerde ibni Teymiyye yi bile sollamışlar, artık hangi mezhebi tatbik ettikleri bilnmez bir hale gelmişlerdir.
O yüzden -Sevadı a'zam- dan ayrılmamak gerekir. YAni ehli sünnet topluluğundan ayrılmadan, ihtilaflı konuları alimlere havale edip safi kalb ile bütün müslümanlara hayır dua ile dini yaşamalı, ümmetin mutlaka asıl temellerde birleşmesine yardımcı olmalıyız. Bu tefrika sadece ehli küfrün işine yarar.
Mezhebsizlik Nedir?
Mezhebsizlik, dört mezhebten hiç birine tabi olmak istemeyen, dinde reformcu bir akımdır.
Sayfa 4 - 4













