Hud (Aleyhisselam)
Yemen bölgesindeki Ad kavmine gönderilmiştir. Nuh tufanından sonra halk
azıtmış, eski değerlerini unutmuşlar ve putlara tapmaya başlamışlardır.
Bu kavme peygamber olarak gönderilen Hud (Aleyhisselam) onları
doğru yola çağırmış ve onlar da kibirlenerek bizden güçlü kim olabilir,
demişlerdir.
Hud (Aleyhisselam) onları
da ne kadar çok davet ettiyse, onlar da o kadar çok yüz çevirdiler. Ve ona:
“Sen nasihat etsende etmesende bizim için birdir”
dediler.
Sonunda Allah onlara azab etti. Sularını kesip pınarlarını kuruttu. Yağmur yağmadı, kıtlık ve kuraklık baş gösterdi.
O zamanlarda kıtlığa uğrayan halk Mekke’ye gider
kurban keser ve yağmur yağması için dua ederlerdi.
Kuraklığa uğrayan Ad kavminden üç kişi (ki bunların
ikisi iman etmiş biri etmemiştir, onun adı Kayl’dı) Mekke’ye varıp yağmur için
dua etmek istediler.
Hud (Aleyhisselam)
ise “bana uyun ben sizin için yağmur isterim” dedi.
Ama onlar ona inanmadılar, sözüne de kulak
asmadılar ve adamlarını Mekke’ye gönderdiler.
Onlar Mekke’ye varınca Mekke’liler onları
ağırladılar, üç gün ziyafet vererek
“Duanızı sonra yaparsınız, önce bize konuk olun”
dediler.
Onlarda denileni yaptılar eğlenceye dalıp geliş
sebeblerini unut-tular. Sonunda bir şairin hatırlatması üzerine:
“Vah bize, biz zevke dalanlardan olduk ve kavmimizi
unuttuk” dediler.
Az gecikmeyle kalkıp kurbanlarını kestiler ve Kayl
dua etmeye başladı. O iki arkadaşı, Hud (Aleyhisselam)’a
iman ettikleri için Ad kavminin aleyhine dua ediyorlardı.
Kayl’ın duasının sonunda üç büyük bulut geldi.
Bulutlardan biri ak, diğeri kızıl diğeri de kara idi.
Diğer arkadaşları yanında olmadığı için Kayl,
seçimi tek başına yapmak zorunda kaldı, kara olan bulutu seçti. Sonra
arkadaşlarının yanına döndü ve onlara:
“Kavmimize yağmur yüklü kara bulutu gönderdim”
dedi.
Öte yandan Ad kavminin üzerini kara bulut kapladı.
Kafir kavim bunu yağmur sanarak çok sevindiler. Hud (Aleyhisselam) onlara:
“O yağmur bulutu değil, belki azab bulutudur” dedi.
Sonra Ad kavmi üzerine aniden bir fırtına çıktı ve
onların sürü-lerini toz gibi havaya kaldırıp tekrar yere çarptı. Böyle bir yeli
gören Ad kavmi:
“Sabırla bekleyelim belki yağmur yağar” dediler. Ve
Hud’un yanı-na geldiler. O ise, kendisine iman edeceklerini sanıyordu, ama
onlar Hud’un yanına gelir gelmez onu bir kez daha yalanladılar.
O an esen fırtına, onları yerden yere çarptı ve
hepsi helak olup gittiler.
Diğer tarafta bulunan üç arkadaş Mekke’de bir dağın
başında kavimlerinin helakını haber aldılar.
İki iman eden, kafir olan arkadaşlarına:
“Gel sende iman et, sende kurtul” dediler.
Ama o:
“Kavmimin helakından sonra ben yaşamayı neyliyeyim”
dedi. Böyle der demez o yel esip onu dağdan aşağı yuvarladı ve orada öldü.
Hud (Aleyhisselam) ve
ona inananlar kurtuldu. Rivayete göre Hud (Aleyhisselam) yüz
elli yıl yaşamış ve Hadra-Mevt mekviine defnolun-muştur.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













