Ramazan ayının rahmeti ve bereketi islam alemini kaplamaya başladı, havalar hemen serinledi, rızıklar bollaştı, millette bir ibadet teleşı, iftar ve sahur heyacanı başladı. Ama nasibsizler hala daha cigaranın dumanını savuruyor, mideye bir şeyler yuvarlamaya uğraşıyorlar, Allah onlara hidayet versin. Camiler cemaatlerle doldu taştı, inşaallah bu hal son güne kadar devam eder, çoğalır da azalmaz. Teravihlerden evvel bir miktar nasihat ve sohbet dinlemeli, orucun şartlarını bozanlarını bozmayanlarını öğrenmeli, faziletinden ahberdar olmalı.
Diğer Sohbetler
Ramazan Rahmet Ayı!
Mü'minlere Dünyevi Hakimiyet Vâdi

'Allah, îman edip sâlih amelde
bulunanlarınıza yemin ile va'detti ki, onlardan evvel gelenleri nasıl (kâfirlerin) yerine geçirip, hâkim
kıldı İse, onları da, yeryüzünde muhakkak müşriklerin yerine getirip hükümran
edecek. Onlara,
kendileri için beğendiği
din-i İslâm'ı,
Tevekkül!
Kalb hallerini bilmekte
farzdır. O haller; tevekkül, Allah'a yönelmek, Allahtan korkmak, rıza gibi
hallerdir. Çünkü bunlar bütün hallerde meydana gelir.
<<Tevekkül:
Allah’a güvenmektir.
وَعَلَى
اللهِ فَتَوَكَّلُوا إِنْ كُنتُمْ مُّؤْمِنِينَ
“Ancak Allah’a tevekkül
ediniz, şayet mü’minler iseniz.” [1]
Tevekkül sebepleri kaldırmak değildir, zira Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allahu tealayı herkesten daha iyi bilir ve onun sevgilisidir; böyle olduğu halde hayatı boyunca on dokuz kadar savaşa katılmıştı, ve bunun için silah, azık, asker temin etmiştir. Halbuki bir dua etse
Rabbiniz değilmiyim?
97- Müslim
ibni Yesar el Cüheni’den rivayetle Ömer ibni Hattab (radıyellahu anhu) ya, şu
ayet hakkında soruldu;
“Hatırla şu vakti ki Rabbin, Âdemoğullarının sırtından zürriyyetleri aldığında, onları nefisleri üzerine şahit tuttu da –Rabbiniz değilmiyim?- buyurdu. Dediler: Evet; biz de şahit olduk ki kıyamet günü, biz bundan gafillerdik demeyesiniz.”
Allah dostlarına düşmanlığın cezası
81- Ebu
Hureyre’den (radıyellahu anhu)
rivayetle, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: Allahu teâlâ
buyurdu: Kim benim bir veli kuluma düşmanlık ederse, muhakkak ona karşı savaş
ilan ederim. Kulum, kendisi üzerine farz ettiğim şeylerden daha sevimlisi ile
bana yakınlaşamaz.
Kulum bana nafilelerle yalınlaşmakta daim olur, taki ben onu severim. Onu sevdiğim zaman kendisi ile işittiği kulağı olurum, kendisi ile gördüğü gözü olurum, kendisi ile tuttuğu eli olurum, kendisi ile yürüdüğü ayağı olurum. Eğer benden bir şey isterse, elbette onu ona veririm, eğer bana sığınırsa, elbette onu sığındırırım.
Yaptığım bir şeyde, mü’min kulum hakkındaki tereddüdüm gibisiyle
(asla) tereddüt etmedim; ölümü kerih görür, ben de onu üzmeyi kerih görürüm.
(Buhari cilt: 8, sahf: 105)
Daha Fazla İçerik...
Sayfa 13 - 15














