.

.

Ehlisünnet İnancı

E-posta Yazdır PDF

HALİFELERİN EFDALİYYET TERTİBİ

4_halif.jpg HALİFELERİN EFDALİYYETİ

Hulefai Raşidîn arasındaki efdaliyyet sırası hilafetleri tertibine göredir. Fakat Ebu Bekir ve Ömer (R. Anhuma) in üstünlükleri sahabe ve tabiînin icmai ile sabittir. Din büyükleri bunu böyle nakletti, îmam Şafiî'de bunlar­dan biri-dir.

İmam Ebul Hasanil Eşarî (r.a.) buyurdu: Ebu Bekir, sonra Ömer'in diğer ümmet üzerine üstünlüğü kesindir.

İmam Zehebî buyurdu: Hilafeti zamanında memleketinin saltanat

Salı, 19 Ağustos 2008 16:17 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Kıyamet, Sırat, Cennet - Cehennem

cehennem.jpgKıyamet günü haktır. Semalar, yıldızlar, yer, dağlar, denizler, hayvanlar, bitkiler, ma'denler paramparça olup yok olur. O gün semalar parçala-nır, yıldızlar dökülür, yer ve dağlar toz duman olur. Bu yok olma kaybolma işi birinci üfürüşle alakalıdır. (Sûra birinci üfürüş.) İkinci üfürüş ile kabirlerinden bütün mahlukat kalkar ve mahşere giderler. Felsefeciler semaların ve yıldızların yok edilmesine cevaz vermezler. Ezelî ve ebedî olduklarıyla hükmederler. Sonra gelenleri kendilerini islam zümresinden çıkarttı. Bazı îsîamî hükümleri de yaparlar. (Bu itikadlarıyla kafir olurlar).

Şaşılacak iş ki bazı müslümanlar, bunların bazısını müslüman zanne der­ler. Halbuki bunlar kat'î delilleri ve peygamberlerin icmasını inkar ederler. Allahu Teala;

"Güneş dürüldüğü zaman, yıldızlar döküldüğü zaman"

"Sema yarılıp Rabbisini dinleyip boyun eğdiği zaman"

"O gün sema açılıp kapı kapı olmuştur.” buyuruyor. Bu gibi misaller Kur'an'da çoktur.

Bunlar bilmezler ki sırf Kelime-i Şehadeti söylemek islamda yeterli değildir. Belki zaruretle dinde olduğu bilinen şeylerin tamamını tasdik etmek lazımdır. Küfürden sakınmak lazımdır, ki islamın tahakkuku o zaman düşünülebilir. Bunlarsız imanın olması, dikenli ağacı elle soymak-tan daha zordur. (Sadece dil ile söylemek yetmez.)

Sırat köprüsü haktır, mizan haktır, hesaba çekilmek haktır. Bunların herbirini Sadık Haberci Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)  haber verdi. Bazı cahillerin nübüvvet tavrını (uslubunu) uzak görmeleri, itibardan düşüktür. Peygamberlerin karakteri aklın kavramasından uzaktır. Peygam berlerin bütün haberlerini akla tatbik edip aralarını uydurmaya çalışmak (Akılla Peygamberliğin durumunu anlamak) Peygamberliği inkar sayılır. Burda yapılacak şey, Peygamberi taklittir. Bilmezler mi Peygamberlik, aklın anlayışına muhaliftir. Belki akıl Peygamberleri taklid olmadan yüksek hedefleri elde etmeye yol bulamaz. Muhalefet etmek, anlamamaktandır. Muhalefet an­cak anladıktan sonra yapılır.

Cennet ve Cehennem mevcutturlar. Kıyamet günü bir taife hesaptan sonra cennete girer, bir taifede cehenneme girer. Cennet ehlinin sevabı ve cehennem ehlinin azabı ebedîdir, kesilmez. Kesin kat'î deliller bunu kuvvetlendirir.

Fusus kitabının yazarı (Muhyiddin A'rabi) der ki "Herkesin sonunda varacağı yer rahmet-tir. Allah'ın, rahmeti herşeyi kapladı. Kafirler için azab üç ahkab (3x80 sene) kalırlar. Sonra cehennem onlar için soğuk ve emin olur: İbrahim'e (Aleyhisselam) olduğu gibi. Allah Subhanehu vadinden dönebilir. Hiçbir kalb erbabı kafir­lerin cehennemde ebedî kalacağını söylememiştir.”

(Bu zatın görüşleri) doğrudan uzak vaki oldu. Rahmetin genişliği ve umumîliği, dünyada mü'min ve kafirlere yaygındır; Ahirette rahmetin kokusu kafirlerin burnuna ulaşamaz. Allah Teala şöyle buyuruyor:

 "Allah'ın rahmetinden ancak kafirler topluluğu, ümit keser."

yine şöyle buyuruyo;

"Rahmetim herşeyi kuşatmıştır onu müttekîlere ve zekatını verenlere, ayetlerimize iman edenlere yazacağım."  

Sanki (Fusus kitabının yazarı) ayetin evvelini okudu, sonunu terk etti. Şu ayette;

"Allah'ın, resullere olan va'dinden döneceğini zannetmeyin."

sözden dönmenin caiz olmaması vaadı üzeredir. (Müjde haberle rinden dönmez, tehditten döner sanmayın.) Zira sırf vaadler üzere tahsis etmek caiz olmaz. Zira burdaki vaad, resullerin tasarrufları ve küffar üzere galip olmalarıdır. Bu zaten vaad (müjde) ve vaidi (tehdid)i içine alır. Resullere vaad, küffara vaîd (tehdit) tir. Bu ayet vaadden ve vaidden dönmenin yok olduğuna delalet eder. Bu ayet, bu zatın (Fusus kitabının yazarı) aleyine şahittir, lehine değil. Ayrıca vaadden dönmek, vaîdden dönmek gibi yalanı gerektirir. Çünkü bu sözün hakikati, (Allah Teala ezel-de bildiki kafirler cehennemde ebedî kalmazlar, bununla beraber bu ilminin hilafını haber verdi, onların işlerine riayet etmek için buyurdu ki; "Ebedi azabla onlara azab edeceğim” şeklinde olur.) Bu manaya izin vermekte tam bir çirkinlik vardır.

"İzzet sahibi olan Rabbin onların vasıflandırdıkları şeylerden münez-zehtir. Selam peygamberler üzerine olsun.”

Kalb erbabının, kafirlerin ebedî cehennemde kalmıyacağına icma etmesi (bu hükümde birleşmeleri), bu Şeyhin (Fusus yazarının) kendi keşiflerindendir. (Zaten) Keşifte hata ihtimali çoktur. Buna değer verilmez, hem de bu, ehli islamın icamasına muhalif olduğu durumda ( o keşfe hiç diğer verilmez.)    (Mektubat-ı Rabbani 1. cilt, 266. mektubtan)

Çarşamba, 18 Şubat 2009 07:30 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Müteşabih Ayetler -İSTİVA-

hattatt-002.jpgMüteşabih Ayetler

Hak Teâlâ, "Sonra, O, Arş'a istiva etti" buyurmuştur. Bil ki, âlimler, bu ve benzeri ayetler hususunda şu iki yolu takib etmişlerdir:

1)  Bu gibi ayetlerle neyin kastedildiğini izaha girişmeme yolu.

2)  Bunları izah etmeye çalışma yolu.

Birinci yol, daha emin ve hikmete daha uygundur. Bunun daha emin oluşu şundan dolayıdır: Bir kimse, "Ben bunu izaha yanaşmam. Bundan neyin kastedildiğini bilmiyorum" derse, bu kimsenin durumu, ya konuşması gerekli olmadığı zaman konuşan kimsenin durumuna, yahut da bilmesi gerekmeyen şeyi bilmemesine benzer. Çünkü itikad esasları, tevhide haşr ve nübüvveti kabul etme üzere üçtür.

Pazartesi, 08 Eylül 2008 14:13 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Allah her şeyi tedbir eder.

kuran_tesbh.jpgKurtubi Tefsiri

Secde suresi ayet:  5   Allah her şeyi tedbir eder.

O, herşeyi gökten yere tedbir eder. Sonra miktarı sîzin sayma­nıza göre bin yıl olan bîr günde O'na yükselir.

"O, herşeyi gökten yere tedbir eder" buyruğu ile ilgili olarak İbn Abbas şöyle demiştir: Yani kaza ve kaderi indirir. Vahyi Cebrail ile indirir diye de açıklanmıştır.

Amr b. Murre'nin rivayetine göre Abdurrahman b. Sâbât şöyle demiştir: Dünya işlerini dört kişi idare eder; Cibril, Mikâil, öiüm meleği ve İsrafil. Hep­sine Allah'ın salat ve selamlan olsun. Cibril rüzgarlarla ve (Allah'ın) ordula­rı ile görevlidir. Mikâil ise yağmur ve su ile görevİidir. Ölüm meleği ruhları almakla görevlidir. İsrafil ise bunlara emirleri indirir.

Cuma, 08 Ağustos 2008 14:50 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Ehli Sünnetin Temel Farklılıkları

talar--12.jpgEhli Sünnet vel cemaat mezhebi, itikad ve amel hususlarında Efendimiz s.a.v ve ashabının itikad ve ameli üzere olan büyük topluluktur. Muhaliflerin herbiri, bu yoldan değişik sebeblerle ayrılmıştır. Kimisi siyasi, kimi itikadi kimi de amelidir, ancak hepsinin ayrılış nedeni hadisi şerifin beyanına göre hevalarına uymaktır.
Perşembe, 07 Ağustos 2008 11:48 tarihinde güncellendi

Sayfa 8 - 11

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.