.

.

Güncel Meseleler

E-posta Yazdır PDF

Teberrük ve Tevessül-2

kopru.jpgEfendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’ in vefatından sonra mübarek tüyleri ile teberrük:
Osman ibni Abdilleh ibni Mevheb (radıyellahu anhu) şöyle anlatıyor: Ehlim (yani Talha ailesi veya hanımım) beni Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘in ailesi Ümmü Seleme radıyellahu anha’ya bir gümüş bardak içindeki su sebebiyle yolladı, o bardak içinde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’ in saçları vardı. İnsanlardan birine nazar veya herhangi bir şey (hastalık) isabet ettiği zaman Ümmü Seleme radıyellahu anha kabını gönderirdi.
  

Salı, 11 Kasım 2008 16:20 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

MP3 fetvası !

mp_3.jpgDiyanet MP3 fetvası veriyor

İlahiyatçılara göre internetten müzik yüklemek, kul hakkına girmekle eşdeğer
yazı boyutu yazı boyutu arttır yazı boyutu azalt
Yeni Asır gazetesi'nde yer alan habere göre, müzik sektörünü batma noktasına getiren "MP3" konusunda, Diyanet ve ilahiyatçılar "İnternetten korsan MP3 indirmek kul hakkına giriyor ve günah" görüşünde birleşti.

1990'lı yıllarla birlikte, bilgisayarda insan kulağının duyamayacağı frekansların silinmesi ve böylece bir şarkının birkaç megabit veriye dönüştürülmesinin yolu açıldı. Bu teknolojiyle oluşturulan MP3 dosyalar, artık tüm dünyada hiç bir bedel ödemeksizin internetten indiriliyor. Yeni albümlerden klasiklere kadar her tür müzik de bu yolla edinilebiliyor.

Haklarını korumaya çalışan müzik yapımcıları ve sanatçılara bir destek de Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'ndan geldi. Bir başkası tarafından üretilmiş herhangi bir ürünün rızası olmadan alınamayacağını, internetten indirilemeyeceğini söyleyen Bardakoğlu, "Telif haklarına riayet, dinen gereken bir husus. Çünkü emeğe saygının bir parçası. Telif haklarını korumamız lazım. Başkasının yazdığını onun izni, onayı olmadan indirerek onu kendinize mal etmek doğru değil. Bir insanın emeğinin rızası dışında elinden alınması doğru değil" dedi.

Ne dediler?

İlahiyat profesörleri ise konunun "kul hakkı"na girdiğini belirterek, MP3 indirmenin izinli olanlar dışında yapılamayacağını söylediler. Konuyla ilgili bazı görüşler şöyle:

Prof. Dr. Zekeriya Beyaz: Birileri kitap, yazı veya müzik eserini üretiyor. Belki onun için 15-20 sene tahsil görüyor. Bu eser o kişinindir. Yasak koymuş ise onu indiremezsiniz. Aksi durumda kul hakkına girer. Dünyalık cezası olduğu gibi Allah katında da cezası vardır.

 

YORUM:

Evvela fetva verenlerin kimliği önemli. Fetva vermekle itibar kazanmış kişiler değiller. İkincisi verdikleri fetva nakıs ve etraflı değil, başka taraflardan itiraza maruz kalır. mesela telif hakkıdır, başkası izinsiz kullanamaz, dediler, tamam ama mal olan bir şey dinen ticaret konusu olur, mal değilse alınıp satılamaz. Çalgı ve müzik dinen yasak olduğundan mal sayılmazlar, bunun hakkı nerde? Adam Allahu tealanın hakkını iptal etmiş asi olmuş milleti yoldan çıkartmaya çalışıyor sen buna kul hakkı diyorsun. Biri Allaha asi olmuş, diğeri de onu çalıp kullanmış, burda nasıl fetva vereceksin? Her ikisi de dinen yanlıştır, tevbe etmeliler demek belki de en uygunudur. Fıkıhta şöyle yazılıdır, bir kişi başkasının çalgı aletini kırsa içkisini dökse bir şey ödemez.  Neden? Zira bunlar dinen mal değildir.  İnternetten kopyalama işi biraz karışık, proğramı yapanlar kopyalamayı engelleyebilirler, engellemiyorlarsa başkasının kopyalamasına izin vermiş olurlar. zira bu iş komple kullanılan bir sistemdir, buna dahil olundumu geneline izin verilmiş demektir.

Diyanet yetkilisini de kınıyorum, zira bu kadar önemki meselelerde suskun duranlar, şimdimi konuştular, önce milletin parasını soyup hac ve umre işinden elde edlien gelirlerde kul hakkını bir açıklasınlar?

Uçakla Amerikaya 300-400 dolara gidilirken Arabistana 700 euro ile neden gidiliyor?Başka ülkeler 1000 dolardan daha az miktarla hac ve umre yaparken bizler niçin 2200 euro ödüyoruz, aradaki farkı kim alıyor? Bunlar kul  hakkı değilmi?

Papazlarla el sıkışmak hangi mezhebte caiz bunu açıklasınlar?

Papazlara iftar yemeği veren bir islam alimi bir müçtehid bir halife olmuşmu? Bunları açıklasınlar.

Ramazan günü açıktan millete bakabaka su içen içki içen kişileri neden kınamıyorsunuz, göreviniz mi müsait değil, Allah hakkı ve müslümanların hakkı ne olacak??? Sorular devam eder....

Pazartesi, 22 Eylül 2008 14:03 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Çingene mektubu. -çingenelerle evlilik-

hukuk-1.jpgBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ilginç “Çingene” mektubu. Çingene asıllı emekli bürokrat Mustafa Aksu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, çingenelere yönelik ayrımcılık yapıldığı iddialarını içeren bir mektup yazarak, yardım istedi. Çingene kimliğini gizleyerek devlette başmüfettişliğe kadar yükselen ve ünlü çingenelerin isimlerine yer verdiği kitabıyla gündeme gelen yazar Mustafa Aksu, “İlk kez bir çingene, bir Başbakan'a mektup yazıyor” diye başlayan 6 sayfalık mektubunda çingenelerle evlilik yapılmasını onaylamayan bazı ilahiyatçı ve müftüleri şikayet etti. Çingene Kültür Dernekleri Onursal Başkanı sıfatı ile yazdığı mektupta, Diyanet İşleri Başkanlığı nezdindeki uzun mücadelelerin ardından, Başkan Ali Bardakoğlu'nun, müftülüklere “Çingenelerle evlilik yapılabilir” içerikli genelge gönderdiğini vurgulayan Mustafa Aksu, buna rağmen bazı ilahiyatçı ve müftülerin, vatandaşları çingenelerle evlenmekten uzak tuttuğunu öne sürdü. Bazı gençlerin bu yüzden intihar ettiğini kaydeden çingene yazar Aksu, Başbakan Erdoğan'dan bu tabunun yıkılması için yardım istedi.
 
YORUM:
Evlenmek için lazım gelen şartlar iman ve islam dairesinde kabul gören ahlaki hususlardır. Eğer çingene de aiman ve islam ahlakına göre yaşıyorsa, temizliğine ve ibadetlerine dikkat ediyorsa evliliğe mani yoktur, ama eski inançsızlık halinde olursa onlarla evlenilmez. Ehli kitabın kadınları ile evlenmek kerahetle caizdir ama tavsiye edilmez. Ehli kitaba kız verilmez, yani erkek olan bir kafirle müslüman bir kızın evlenmesi caiz değildir. Çingeneler, sabii ve ateşe tapınan ve diğer put perestler ve ateist denen inançsızlar veya bir kitaba bağlı dinden olmayanlarla evlenilmez. 
Çarşamba, 10 Eylül 2008 05:59 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Boşandığı eşiyle evlenen amcasının oğlunu...

tabanc.jpgBoşandığı eşiyle evlenen amcasının oğlunu durakta minibüs beklerken kurşun yağdırdı.

Balıkesir'in Burhaniye İlçesi'nde, 44 yaşındaki Abdülrezzak Yıldız, boşandığı eşiyle evlenen amcasının oğlu 41 yaşındaki İsmail Yıldız'a durakta minibüs beklerken kurşun yağdırdı. Vücuduna 5 kurşun isabet eden İsmali Yıldız, hayatını kaybetti.

Olay, saat 07.30 sıralarında Öğretmenler Mahallesi'ndeki minibüs durağında meydana geldi. Durakta minibüs bekleyen inşaat ustası İsmail Yıldız, 10 KE 417 plakalı motosikletle yanına yaklaşan bir kişi tarafından kurşun yağmuruna tutuldu. Saldırganın tabancasından çıkan 7 mermiden 5'inin vücudunun çeşitli yerlerine isabet ettiği İsmail Yıldız, olay yerinde hayatını kaybetti. İsmail Yıldız'ın cesedi, Burhaniye Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Motosikleti olay yerinde bırakıp kaçan saldırganın ise İsmail Yıldız'ın amcasının oğlu Abdülrezzak Yıldız olduğu tespit edildi, yakalanması için çalışma başlatıldı. İsmail Yıldız'ın, Abdülrezzak Yıldız'ın 8 yıl önce boşandığı eşi ile evlendiği, olayın da bu yüzden meydana geldiği iddia edildi. Soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü belirtildi.
 
YORUM:
 
Amcaoğlunun,boşadığı hanımını başkasının alması veya amcaoğlunun, dayı oğlunun, teyze oğlunun alması veya kendi kardeşinin alması da caizdir, ama namus meselesinde kıskançlık ve düşmanlık daha fazla olacağından bu gibi işlerden sakınmak akıl kârıdır. Ya peki evli kadının kayınbiraderle birlikte bir evde bir odada bukunması neticesinde ne olur? Hadisi şerife göre 'Kandır'  
Pazartesi, 08 Eylül 2008 12:24 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Ramazan Müslümanlar için Kur an ayıdır

ramazn_kuar.jpgRamazan Müslümanlar için Kur’an ayıdır.
Tam anlamı ile Kur’an ayıdır.
Çeşitli teknolojik aletlere yüklenmiş kuran surelerini dinleyerek kuran dinlenmiş ve böylece ramazana yakışır bir iş yapmış olmayız.
Onu okuyup dinlemeyi insanın ameli olmaktan çıkaran uygulamalarla Kur’an okunmuş olmaz.
Ticarileşmeyen meclislerde Kur’an okuma ve dinleme düzeyi yakalanmalıdır.

Ne kadar Kur’an o kadar Ramazan!

O halde ramazana mahsus bir Kur’an gayreti sergilemeliyiz.
Rasulullah (s.a.v) bu ayda Kur’an okumayı arttırdığına bakılırsa¸ bizimde çokça Kur’an okumamız gerekmektedir.
Her gün sabah ve akşam aynı saatte ve belli bir miktarda düşmeyecek şekilde okumamız uygun olur.
Okuyuşumuz mümkünse sesli olsun.
Maiyetimizdekiler dinleme imkânına sahip iseler onlar da dinlesinler.
Ayrıca onlarında okumalarını sağlamalıyız.
Kur’an-ı okumak gibi dinlemekte ibadettir.
İyi okuyan bir hafızı dinlememiz ayrı bir ecir olur.
Kur’an okumada sünnet¸ sesli ve manası bilinmiyor olsa bile¸onun deruni alemine dalıp¸mahzun bir eda ile onu okumaktır.
Kur’an okurken¸meleklerin okuduğumuz harfleri tek tek saydıklarını¸her biri için sevap yazdıklarını bilerek okumalıyız.

 

 

Çarşamba, 03 Eylül 2008 06:56 tarihinde güncellendi

Sayfa 8 - 12

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.