.

.

Fıkıh Terimleri

E-posta Yazdır PDF

Bir özürle caiz olan

babi_humayun_1.jpg23. MADDE:
Bir özürle caiz olan şey, onun zevali ile batıl olur.
Su olmayınca teyemmüm gerekirdi, suyu bulunca teyem-müm batıl olur. Zaruretin yok olmasıyla verilen cevaz sona erer.
Misal: Asıl şahitlerin hasta olması veya çok uzakta olmaları sebebiyle fer’ olan şahitlerin şahitliği caizdir. Asıl şahitler hasta-lıktan kurtulsa veya uzaktan dönüp gelseler, fer’ olan şahitlerin şahitliği artık caiz olmaz.
Bir yeri kiralayan kişi, kiralanan şeyde yeni bir ayıp bulursa kira aktini fesh edebilir;


Pazar, 03 Ağustos 2008 06:55 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Zarar izale edilir.

harem-1.jpg20. MADDE:
Zarar zulümdür, aldatmadır, vacib olan giderilmesidir. Zali-mi zulmü üzere yerleştirmek haramdır ve men edilmiştir.
Tayin, görmek ve aldanma muhayyerliğine cevaz verilmesi, şart muhayyerliği ile mebinin geri verilmesi, hacr, şuf’a, telef edilen malın ödettirilmesi, ortak malların taksim edilmesine zorlama gibi hususlar da zararı izale etme kaidesine dayanır.
Ayıp muhayyerliği, malı ayıpsız olduğunu zannederek alan müşte-rinin  zararını izale etmek için meşru’ edilmiştir.

Pazar, 03 Ağustos 2008 06:53 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Meşakkat kolaylığı celbeder.

suriye03.jpg17. MADDE:
Meşakkat kolaylığı celbeder.
Bir şeyde mevcut olan meşakkat ve zorluk, o şeyin kolaylaştırılmasına ve hafifletilmesine sebeb olur. Darlık vaktinde genişlik gerekir.
Şeriatta cevaz verilen kolaylıklar karz, havale, hacr, vasıy-yet, selem, ikale, bey’, rehin, ibra, şirket, sulh, vekalet, icare, müzaraat, musakat, mudarebe ortaklığı, ariye, vedia, gibi mua-melelerde caridir. Bunlardaki zorluğun kaldırılması ve hafifliğin celb edilmesine ruhsat denir.
Kolaylığı celb eden meşakkatten murad, kendisinden şer’i tekliflerin ayrıldığı meşakkatlerdir. Fakat kendisinden şer’i teklifle rin ayrılmadığı meşakkatlere gelince;   
 
Pazar, 03 Ağustos 2008 06:52 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Nassın geldiği yerde...

nak-1.jpg14. MADDE:
 
Nassın geldiği yerde ictihada cevaz yoktur.
Şeriatın, kendisi hakkında hüküm beyan ettiği meselede ictihad geçerli olmaz. Zira ictihadın cevazı, hakkında nass (şer’i delil) olmayan meselelerdedir.
İctihad: Şer’i ve fer’i delilden hükmü çıkartmak için takatı ve kuvveti sarf etmektir, şöyleki bu gayretinden daha fazlasını sarfetmek mümkün olamaz.
Nass: Kur’anı Kerim ve Hadisi Şeriflerdir.
Misal: Hadisi şerif açıkça beyan ettiki “Delil iddia eden üzerine, yemin inkar eden üzerine gereklidir”
Salı, 05 Ağustos 2008 08:07 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Sarih karşısında delalete...

pic31jo8.jpg13. MADDE:

Sarih (açık olan) karşısında delalete itibar edilmez.(1)
Yani sarih olan ile delalet eden çakıştığı zaman sarih olan alınır, zira sarih kuvvetlidir delalet eden zayıftır.
Sarih lafzın tarifi: Usul alimlerine göre sarih, kendinden murad olanın açık, beyan edilmiş, tam ve alışılmış olmasıdır. Mesela bir kişiye halin delaleti ile bir işe izin verilmiş olsa, sonra açık bir ifade ile o işten men edilse artık delalete itibar kalmaz.
Mesela: Bir şahıs, başkasının evine girse ve orda masa üzerinde su dolu bardak bulsa, su içerken bardak düşüp kırılsa, ödeme sorumluluğu olmaz,
Pazar, 03 Ağustos 2008 09:43 tarihinde güncellendi

Sayfa 6 - 12

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.