.

.

Diğer Sohbetler

E-posta Yazdır PDF

İLAN!

duyurular.jpg   
 
DİKKAT İLAN!
      Kıymetli kardeşler, Allah celle celalühü hazretlerinin bizlere vermiş olduğu imkanlar ölçüsünde siz Mümin kardeşlerimize İslam ve Müslümanlık namına bir nebze de olsa hizmet etmeye gayret ediyoruz. Bu hizmeti başlatan ve başlamasından sonra da bizzat ilgi ve emeğini esirgemeyen, her konu ve satırında muazzam emeği olan, kıymetli şahsiyet, takva ve ilim sahibi, Efendi hazretlerimizin kıymetli hizmetlerini samimi bir şekilde yürüten, ilmi sahada bir çok çalışmalarda imzası olan (Rabbim kendilerine bu kıymetli yolda sıhhatü afiyetle beraber uzun ömerler nasib eylesin) Ali Kara hocamızdır.
   Sizlerin teveccühü ile soru/cevap bölümüne yazdıklarınıza bizzat Hocamız cevap vermekteydi. Fakat kendilerinin almış olduğu bir karar üzerine bir müddet için soru ve cevaplar ile ilgilenemeyecektir. Bunun haricinde yine sizlere hak üzere yardımcı olmaya, ilmin ve irfanın mambaı olmaya devam edeceğiz inşaallah-u teala.
    Bu hususu siz kıymetli kardeşlerimize duyurur hayır dualarınızı bekleriz.
E-posta Yazdır PDF

Bülten'de Bu Ay

kapak__n-arka.jpg

 

 

 Âbı Hayat'ta bu ay ne var?

 

     Âb-ı Hayat, bu sayısında da özenle seçilmiş bir takım kıymetli konularla karşınızda.

     Gerçekten sıkıntılı bir zaman diliminden geçmemize rağmen, son derece fedakarlık ve gayretle hazırlanan Ehli Sünnet ilimlerini ihya etme ve yaygınlaştırma adına çıkarılan bültenimiz, siz kıymetli, ilim sevdalısı, şuurlu Mü'minlerle bu ayda buluşuyor. Elhamdülillah...

     Bültenimizde bu ay, Efendimizin hicreti, hz. Hüseyn r.anh'ın hayatı, fazileti ve kerbela olayı anlatılmakta. Yine her zamanki gibi, Akaid, Tefsir, Fıkıh'tan bir nebze, Risalei Kudsiyyeden de bir beyt sunulmakta.

     İslamda minareler, kısaca yılbaşı hakkında bir değerlendirme, tarihten; Efendimiz s.a.v. in Filistinde bulunan bir vakfı ve Osmanlının buna tutumu ve bir hoca arkadaşımızın Üsküp seyahati'de bu ayki bültenimizin konularından.

Daha fazla bilgi ve irtibat için, tıklayın. -> http://www.abihayatkitap.com/

Çarşamba, 06 Ocak 2010 08:08 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Ehli Sünnet Müdafaası

 
 
 
itikat_konular.jpgEN GÜZEL HEDİYE!
 
 
 
 
 
Ehli  Sünnet Müdafaası İtikad-İbadet ve Güncel Meseleler
        Ali KARA hocamızın daha önce iki kitap olarak basılan; her Müslümana şiddetle lazım olan bu muhteşem eser şimdi ilave konuları ile birlikte tek kitap halinde çıktı.
        Hizmet amacı güdülen, hacimde küçük fakat faydası çok büyük olan bu kitabın konularından bazıları ise şöyle,
Ehli Sünnet Kimlerdir?
Ehli Sünnet Sekiz sınıftır
Ehli Sünnet İtikadı
İman Şartları
Kitablara İman
Peygamberlerin Vasıfları
Peygamber Postacıdır  Diyenlere Cevab
Kaza ve Kadere İman

Ashabın Tamamını Sevmek
Büyük Günah Kişiyi İmandan Çıkartmaz
Ecel Kaç Tanedir?
Tasavvuf - Tarikat Nedir?
Rabıta Nedir?
Tevessül Nedir?
Cuma Kaç Rekat Kılınır?
Kadınlar Cuma Kılar Mı?
Organ  Nakli
Müzik Dinlemek
Peruk takılırmı?
Çoraba Mesh Etmek
Hayız Hakkında Hükümler
Mezheblerin Sakal Hakkındaki Hükümleri
Gazoz – Kola İçilirmi?
Müçtehid Kimdir?
Fetvaları Kim Verir?
Mehdi a.s. Hakkında-Kıyamet Alametleri
Bid’at
 
 
       Ve daha bunlar gibi birçok konuyu ihtiva eden bu eser, İslamî kitap satan yerlerden temin edebilirsiniz. Ayrıca direk olarak kargo ile de adresinize de gönderilebilir.

       Kitap temini ve irtibat için: Âb-ıHayat yayınevi - Tel: 0 212 510 05 60        zeytinburnu/İstanbul

 

E-posta Yazdır PDF

AŞURE GÜNÜ ORUÇ

  bahell.jpgAŞURE ORUCU
 
Hadisi şerifle iki günün birleştirilmesi tavsiye edildi, zira tek olması halinde yahudilere benzemek vardır. yahudiler de Musa a.s. a hürmeten o günü oruç tuttarlardı, Firavundan kurtulduğu gün olarak tazim ederlerdi. Resulullah -Musa a.s. biz daha layıkız diyerek aşure gününün oruç tutulmasını emretti, sonra ramazan orucu farz olunca aşure orucu sünnet oldu, ancak tek olmaması da tenbih edildi.

لما قدم رسول الله صلى الله عليه و سلم المدينة واليهود تصوم عاشوراء فسألهم فقالوا هذا اليوم الذي ظهر فيه موسى على فرعون فقال النبي صلى الله عليه و سلم : نحن أولى بموسى منهم فصوموه
صحيح البخاري - 4 / 1764

Resulullah Medine ye gelince, Yahudilerin Aşura günü oruç tuttuklarını gördü, onlara bunun sebebini sordu. Dediler ki : Bu gün, Musa'nın a.s. Firavuna galib geldiği gündür.
Nebi . buyurdu: "Biz, onlardan Musa'ya daha layıkız. O gün oruç tutun."
Buhari: 4/1764

İbni Abbas'ın r.anhuma rivayetinde Resulullah buyurdu: "Yahudilere muhalefet ediniz, ondan bir gün evvel oruç tutunuz veya bir gün sonra."
Ata'nın, ibni Abbas'tan rivayetinde ise: "Dokuz ile onuncu günlerini tutunuz, yahudilere muhalefet ediniz" şeklindedir. (Beyhaki)
 
 Diğer bir hadisi şerifte: "Aşure orucu geçmiş seneye keffarettir, Arefe orucu ise iki seneye keffarettir." buyruldu
Çarşamba, 23 Aralık 2009 05:57 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

SAFER AYI

hilal.jpg

 

 

 

SAFER AYI HAKKINDA

 

Bazı kardeşler safer ayının uğursuzluğu hakkında soruyorlar.

Konuyu açıklayalım: Araplar safer ayını hürmetli yaparlar, Muharrem ayını helal sayarlardı. İslam gelince bu yaptıklarını red etti, bunun üzerine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Saferle uğursuzlanmak yoktur” buyurdu. Bu söz, Malik’ten r.a rivayet edilmiştir.

(Tuhfetul Ahvezi: 6/296)

 

Araplar cahiliyye döneminde safer ayının uğursuz olduğunu itikad ederek onu ertelerdiler, böylece ayların yerlerini değiştirmeye çalışırlardı. Ayeti kerime ile ayların ilk yaratılışta olduğu gibi on iki olduğu açıkça bildirildi ve bunlardan dördünün –Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb- hürmetli olduğu ilan edildi. Safer ayı bunlar içinde yoktur. 

 

Araplar, Muharrem ayından sonra gelen Safer ayı ile uğursuzlanırlar ve şöyle derlerdi: İnsan bu ayda herhangi bir iş yapsa, mesela evlense, çocuğu doğsa, sefere çıksa, o iş muvaffak olmaz. Bu sözleri batıldır, zira ayların işler üzerinde bir tesiri yoktur. Bunlara karşı bazıları da safer ayını –safer-ul hayr- diye isimlendirmişlerdir. Bu da doğru değildir, yani bu isimlen dirmenin de safer için hayırlı olmakta tesiri yoktur. Bid’atın, bid’at ile tedavisi olmaz.

(Riyazussalihin şerhi: 1/1985)

 

Diğer bazı rivayetlerde de –safer- lafzının yılan veya kurtcuk gibi bir şey olup hayvanların karnında etkili olan bir hastalığa sebeb olduğunu ve bu hastalığın insanlara da bulaştığını itikad ettikleri şeklindedir. İslam bu yanlış anlayışı da red ederek hastalığın direk olarak başkasına geçmediğini, ölümlerin ecelle olduğunu ifade etti.

Çarşamba, 23 Aralık 2009 05:44 tarihinde güncellendi

Sayfa 5 - 15

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.