.

.

Diyaloğa

E-posta Yazdır PDF

İseviliğin Amentüsü - Küfür Maddeleri !

kufurde_israr.jpgDiyalogçulara göre İslam ve Hıristiyanlık arasındaki farklarda teferruattır! Bunlara göre İslam Amentüsü ile İseviliğin Amentüsü aynıdır!

İşte o İğrenç Amentü!

1 — “Ben, yeri ve göğü yaratan her şeye kadir, baba Tanrıya inanırım. “

2 —” Ve efendimiz olan, onun biricik oğlu İsa’ya inanırım.”

3 —” Ve efendimiz olan, onun biricik oğlu İsa’nın ilahlığına inanırım.”

4 — Ve bakire Meryem’den doğana inanırım.

5–6 — “Onun Pontus Pilatus’tan zulüm gördüğüne inanırım.“

7 — Cehennemlere indiğine inanırım.

8 —” Üçüncü gün tekrar canlandığına inanırım“

9 —” Göklere çıkıp, kadir olan baba Tanrı’nın sağına oturduğuna inanırım“.

10 —” Oradan gelip ölüleri ve dirileri hesaba çekeceğine inanırım.”

11 — Ruhu-l Kudüs’e inanırım.

12 —” Mukaddes Katolik kilisesine inanırım. “

13 —” Azizlerin cemaatine inanırım “

14 —” Günahların affedileceğine inanırım. “

Bu amentünün İslam ile ne alakası olabilir? Bu olsa olsa İslam’ı “Tahrif” etmektir!

AÇIKLAMA:

Bu işin nereye varacağını kestirmek imkansız. Ali haydar Efendi baba k.s. osmanlının son şeyhul islamıdır, buyurmuş ki "Hıristiyanlar istanbulu alamayacaklar ama, İstanbul halkı hıristiyanlaşacak." Durum oraya dayandı, Allahu teala bizleri ahır zaman fitnesinden muhafaza etsin. Adamalrın işi gücü bitmiş te dünya kafirleri sömürücü zalimleri ile diyalog için can atıyorlar.  Sen mazlum dinkardeşine birbak, esarette evi barkı yok olmuş aile fertleri dağılmış vatanı işgal edilmiş, kolu bacağı kopmuş, onun için bir şeymıyorsun da kalkmış vatikan papazıyla tokalaşıpresim çektiriyorsun elini öpüyorsun ab ye girmek için yırtınıyorsun.

Papazlara iftar yemeği vermekle de oruca ve iftara ihanet etmek, dinini ayak altına almaktır. papazın Kur'anda tarifi en iftiracıve insanların malarını haksız yere yiyen Allah ve Resulünün düşmanları neces -pislik- kimselerdir. Bunlar ile aynı sofrada yemek yemek için mide lazım, pislik bulaşmadan onlarla nasıl tokalaşırlar???

Şu yukarki maddelerin hepsi küfür ve zındıklıktır. İslam itikadıyla asla alakası yoktur. Bir müslümanın bunlarla ortak olacak bir yanı da yoktur. Bizim dinimizi ve itikadımızı şehadet kelimesi ve ihlas suresi kısa ve net olarak ifade eder. 

Bu hıristiyan iftiracılara göre peygamber yoktur, papazları tanrı ile görüşür, İsa ilahtır derler.  Bunların dinle imanla ne alakası var, bunların neyi ile diyalog olacak, vah zavallı ahmaklar vahh!!!

Çarşamba, 17 Eylül 2008 18:35 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

H. Karakaya'ya Reddiye

ates.jpgÖnceki akşam, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından İstanbul WOW Hotel’de verilen “iftar yemeği”ne Yayın Kurulu üyemiz Hasan Hüseyin Maden ve muhabirimiz İbrahim Acar’la birlikte katıldım...

AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu’nun, “Medeniyetlerin buluştuğu bir ülkenin, medeniyetler başkenti İstanbul’da, Medeniyetler İttifakı’nın iki liderini ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye takdim ettiği yemeğin şeref misafirleri, Başbakan Tayyip Erdoğan ile İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero idi...

Bu iki şeref misafirinin yanısıra; yemeğe çok sayıda bakan ve milletvekilinin yanısıra çeşitli dinlerin temsilcileri de, “dinî kıyafetleri” ile katıldılar.

Bir an düşündüm... “Ben ve arkadaşlarım” işte buradayız... Sadece ben ve arkadaşlarım değil, birçok “gazete” ve “televizyon” temsilcisi de burada...

Yani, bir “ayrımcılık” yok!..

AK Parti İl Başkanlığı, “hemen herkesi” davet etmiş!.. Ne “ayrımcılık” var, ne de “kayırmacılık!”

“Gerilimli” ve “atışmalı” geçen günlere rağmen, “Aydın Doğan medyasının temsilcileri” de burada!.. “Aynı masada” ve “aynı yemekleri” yiyip, aynı su ve çayı içiyoruz!..

“Akreditasyon” yok!..

“Ayrımcılık” ve “bölücülük” hiç yok!..

AÇIKLAMA:

Yukarki yazınızı okudum ve üzüldüm, insan kötü arkadaş yüzünden ne hale gelir bir daha gördük.

AKP yetkililerinin temel siyaseti uyum, diyalog, AB kriterleri v.s. gibi asla gerçek bir müslümanın hatta Tayyib bey gibi gençliğini bildiğimiz aynı dönemde İstanbul İ-H-Lisesinde bulunduğumuz ve uzun yıllar milli görüş davasında canla başla çalıştığını gördüğümüz kişiler için bu gidişin akla hayale gelmeyeceğini ve kabullenmenin imkansız gibi olduğunu düşünmekteyiz, ama islam kaynaklarımızın verdiği haberlere göre itibarın son nefese olduğunu bildiğimizden sabırla beklemekte ve hayırla dua etmekteyiz.

Ancak, doğruları yazmakla ve gerçekleri ortaya çıkartmakla övünen bir gazetenin en mühim bir kaleminin ikaz makamında olduğu halde, yanlışın yanında destekçi olmasını da hiç mazur göremeyeceğiz. Evvelki dönemde Erbakan Hoca'nın en ufak bir hatasını göklere çıkartıp muhaliflerine çanak tutan gazetenin bu günki haline bakın, bu kadar yanlış olduğu halde sadece ulusalcıları tenkitle meşgul olmaları, AKP nin yanlışlarını asla gündeme getirmemeleri bizi ciddi şekilde düşündürmektedir. İşin altında başka pazarlıkların olması ihtimali yabana atılmaz.

Diğer din mensubları dediğiniz gafınızı da düzeltin, zira sadece din Allah katında islamdır, diğerleri batıllardır onlara din denmez, onlar son Peygamberi kabullenmedikten sonraa insan bile sayılmazlar hatta ayeti kerime onların hayvandan daha sapık aşağı olduklarını beyan etmektedir. Başka bir ayette neces olduklarını bildirmektedir. O necaset adamlarla oturup yemek nasıl yediniz hayret, adamlar el yıkamazlar, haçlarına yönelir istavroz çıkartırlar siz de onların yanında rahatça yemek yediniz ha! Vay başımıza gelenler, bilgili müslümanlar bunu yaparsa, cahillere ne diyeceğiz. 

Şeref konuğu da ne demek! O şerefini yitirmiş hain ispanyollar, endülüs müslümanlarını yok edenler değilmi? Onların başına ziyafet çekiyorsunuz ve ondan şeref bekliyorsunuz. Şeref ve izzet sadece Allahın, Resulünün ve mü'minlerindir, fakat münafıklar bilmezler. Ayeti kerimesini hatırlatırız.

Edirnede kilise açan iktidar, israilde sinagog açan muhalefet ile bu ülke sağı solu hepsi aynı kafada demekki, yani nefsine uymuş dünyalık peşinde midesine ve ensesine kul olmuş kişilerin eline kaldık, Allahu teala tez zamanda kurtarsın.

Çarşamba, 17 Eylül 2008 14:00 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

PAPAZLARIN MARİFETİ

hilal_h.jpgPapa, kiliselerdeki istismarlar nedeniyle özür diledi! Rakamlar ise Hristiyan din adamlarının rezilliğini ortaya koyuyor.

Papa 16.Benedikt, Katolik Kilisesi’nde çocuklara cinsel istismar vakaları nedeniyle özür diledi. Sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini söyleyen Papa, "Kurbanların çektiği acı nedeniyle derin üzüntü duyuyorum" dedi.

Dünya Gençlik Günü kutlamalarına başkanlık etmek üzere Avustralya’da bulunan Papa, Sidney’de Avustralyalı piskoposlar ve papaz okulu öğrencileri önünde yaptığı konuşmada, din adamlarının çocuklara karşı işlediği cinsel istismar suçlarından ötürü özür diledi. Papa, bu milletin bazı rahip ve din adamlarının çocuklara cinsel tacizde bulunmasından utanç duyduklarını belirtti. Papa, istismara uğrayanların çektiği acılardan derin üzüntü duyduğunu ve aynı acıyı paylaştığını da söyledi.

Bu kötülüğü yapanların kesinlikle cezalandırılması gerektiğini belirten Papa, suç mağduru çocukların sevgi ve özene ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Papa’nın bu özrü ayrı bir önem taşıyor, çünkü Papa, daha önce de Amerikan Katolik Kilisesi’ni lekeleyen rahiplerin cinsel istismar skandalından büyük utanç duyduğunu söylemiş, hatta Washington’da gizlice kurbanları kabul etmişti. Ancak Papa, Avustralya’daki bu konuşmasıyla ilk kez halka özürlerini sunmuş oldu.

Cinsel istismara uğrayanları ve ailelerini savunan Broken Rites hareketi, Papa’nın Sidney’de halka sunduğu özrü yetersiz buldu.

Galileo ile başlayan kutsal özürler

VATİKAN’ın özür geleneğini, Papa 2.John Paul başlattı. Papa ilk kez, dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen Galileo’ya kilise tarafından reva görülen muamele nedeniyle 1992’de özür dilemişti. Diğer özürleri de şöyle oldu:

1992- Senegal ziyaretinde köle ticareti yapan Hıristiyanlar için.

1995- Kilisenin kadınlara yönelik ayrımcı tavrı için.

1995- 16. yüzyılda Katoliklerin Protestanlara uyguladığı şiddet için af diledi.

2000- Kudüs’te, Hıristiyanlarca Yahudilere uygulanan şiddet ve nefret için.

2001- Atina’da, Katoliklerin Ortodokslara karşı işlediği suçlar için.

16. Benedikt

Nisan 2008: Çocuklara cinsel istismar suçlarından ötürü utanç duyduğunu bildirdi.

Yorum:

Yukarda sayılan rezaletleri işleyen bir topluluk elbette sapık hatta lanetlen miştir, ama bazılarının gözünde ilerici hoş görülü insancıl medeni zannedilirler. Onların zannı bir şey ifade etmez, Allahu tealanın fermanı var: Allah, cehennemi kafirler ve münafıklarla dolduracaktır.

İşte bu gibi kötü ahlaklı papazlar taifesinin icraatlarını, onlar gibi evlenmeyen ve ABD ve Vatikan'a  gitmeyi ibadet sayan zihniyete hediye ediyoruz, alın kullanın, sevdiklerinizin halini görün. Daha gizli ne işleri vard a açıklanmıyor. Kişi sevdiği ile beraberdir, onlarla yaşayan ve sarmaş dolaş olanlar sonunda onlar gibi olur.

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 07:34 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Filipinli Katolikler hızla silahlanıyor!


_silahkanas.jpgBarış anlaşması ile topraklarının ellerinden gideceğinden endişelenen Filipinli Katolikler hızla silahlanıyor.

Filipinler güvenlik kuvvetleri, Müslümanlarla barış sürecinin kesintiye uğraması üzerine ülkenin güneyinde Katolikler ve Müslümanlar arasında şiddet olaylarının patlak vermesinden endişe ederek tam alarma geçti.

Mindanao bölgesi vali yardımcısı Emmanuel Pinol, "Güneyde politik hararet hızla yükseliyor." dedi.

Bu hafta bölgedeki Katolik yerleşim bölgelerindeki binlerce çiftçi Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MILF) ile yapılmak istenen barış anlaşmasına karşı çıkarak anlaşmanın imzalanması halinde Müslümanların şu anda yaşadıkları toprakların genişleyeceğini ve gelecekte kurulması planlanan Müslüman yerel hükümetin politik ve ekonomik güçlerini artıracağını ileri sürdüler.

Vali Yardımcısı Pinol, Katolik çiftçilerin "topraklarını korumak amacıyla" silahlanmaya başladıkları uyarısında bulundu.

Filipinler hükümeti ile MILF arasındaki hazırlanan imzalanmasını Filipinler Yüksek Mahkemesi son dakika kararı ile durdurdu. Yargıçlar önümüzdeki bir ay içinde anlaşmanın anayasaya uygunluğunu tartışacaklar. Uygun bulunmaması halinde yeni bir anlaşma metninin hazırlanmasını isteyecekler.

MILF sözcüsü Eid Kabulu, "Problem bizden kaynaklanmıyor. Ateşkese uymaya devam edeceğiz. Barış sürecine bağlı kalacağız. Kuzey Cotabato'daki Hıristiyan yetkililer histeriye yol açıyorlar ve insanları silahlanmaya çağırıyorlar. Saldırırlarsa kendimizi savunacağız." şeklinde konuştu.

Filipinler'in güneyindeki Müslümanlar onlarca yıldır bir çeşit yerel bağımsızlık kazanmak için mücadele ediyor. 11 Ağustos'ta yapılacak yerel seçimlerde yaklaşık 1.6 milyon seçmen Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi'ndeki (ARMM) altı eyalet için vali, vali yardımcısı ve yerel parlamento için 24 üye seçecek.

ARMM, 1989'da bir diğer Müslüman grup ve Filipinler hükümeti arasında varılan bir barış anlaşması ile kuruldu. Müslümanların çoğu ARM'ın yetkilerinin çok sınırlı olduğunu savunuyor.

Müslüman bölgesindeki polis müdürü Joel Goltiao, seçimlerde yaklaşık 17 bin asker ve polisin görev alacağını belirtti. Özellikle 200 köyde yoğun güvenlik tedbirleri alınacak.

Bu arada, Malezya, Filipinler Yüksek Mahkemesi'nin barış anlaşmasının imzalan ması durdurması ardından Filipinler'de barışın sürdürülmesi çağrısında bulundu.

Yorum:

Hayatlarının uzun bir bölümünü savaşla geçiren filipinli müslümanlar, düşmanı dize getirecekken, işleri bozulacağını anlayan hıristiyanlar, olaya müdahale ederek barış anlaşmasını sabote ettiler.Şimdi de silahlanmaya başladılar. 

Müslümanların "Küfrün tek millet olduğuı" nu bilmesi, en elzem bir husustur. O halde buna karşı alınacak tedbirlerin müslüman idarecilere söylenmesi, maddi manevi hazırlıklı olunması gerekir. İşte Gazze olaylarında islam aleminin halini gördük, kimis de israile erzak vermiş. Amma en güzeli bütün vicdanlı duyarlı mü'minler birşeyler yapmanın gayretinde bulunmuşlardır. Bunları toparlayacak birleştirecek bir merkez, tabiri eski ile imam etrafında birlik beraberlik lazımdır. Bundan sonra emri bil ma'ruf tertibine göre yapılır. (Evvela elle, sonra dille sonra kalb ile) ,

Efendimiz s.a.v dış aleme tebliğini, Hudeybiye anlaşmasından sonra yaprı. O zamana kadar en yakın düşmanlarıyla meşgul idiler, onlarla anlaşma yapılıp iş sağlama alınınca, artık açılma dönemi başlamış oldu. BEreket ve islam birliği şu sünnete uymakladır, birileri biz istediğimiz gibi yaparız dediği için diğerleri de biz de böyle yaparız demekte ve 72 bozuk fırka meydana gelmekte. 

"Sevadı a'zamdan ayrılmayın"  "cemaatten bir karış ayrılan dalalettedir." Hadisi şeriflerin muktezasına dikkat etmeliyiz. Bütün müslümanların hizmetinin sünneti seniyyeye uygun olmasını dileriz.

 

Çarşamba, 18 Şubat 2009 13:34 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Papazla Görüşme!

diyalogcu.jpgGenç adam sitesi  D.r. Emin Şimşek’in yazısından:

<<1953 Mayıs ayında , Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında mütecaviz dinsizliğe karşı işbirliği temini için, İstanbul’da Patrik Athenagoras’ı ziyaret etmiştir. Istanbul'un 500. Fetih yıldönümünde gerçekleşen bu görüşmede, Bediüzzaman Hazretleri odasına girdiği zaman Patrik ayağa kalkarak hürmetle yer gösterir. Kendisine : “Hıristiyanlığın dini hakikîsini kabul etmek, Hazreti Muhammed'i peygamber ve Kur'anı Kerîmi de Kitabullah kabul etmek şartıyla ehl-i necât olacaksınız (kurtuluşa ereceksiniz) .” der. Papa: Kabul ettim, der. >>


Salı, 26 Ağustos 2008 10:01 tarihinde güncellendi

Sayfa 18 - 20

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.